HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


Demokratik Tevbe

Burada "demokratik tövbe" üzerinde durmak istiyorum. Bütün kesimlerin bir demokratik tevbeye ihtiyaçları vardır. Yani sadece İslamcılar değil, bu ülkede bir çok ideoloji mensubu karşı tarafı bastırarak, susturarak, gerekirse imha ederek kendi değerlerini hakim kılmak istemiştir. Bunu ortaya koyalım efendim, bunu koministler de İslamcılar da istemiştir. İslamcılar bundan vazgeçer mi? İslamcılar tövbe eder mi, mümin tevbe eder mi? Bu soruyu da buraya koyayım. Madem ki burada açıklıktan bahsediyoruz, bunların açıklıkla ortaya konması lazım, Müslümanlar ya da İslamcılar öyle laflar etmişlerdir ki, sadece laf etmekle kalmamışlardır, bazı örgütlenmeler ve bazı faaliyetler öyle gelişmiştir ki, samimi olan başka ideoloji mensuplarının korkmasına zemin hazırlanmıştır. Böyle bir korkunun makul zemini de vardır. Yok değildir, bunu ortaya koymak lazım.

Bütün kesimler hepsi birlikte varolarak nasıl yaşayabilirler? sorusunun cevabını aramak gerekiyor. Hepsinin tarzlarını olabilecek azami özgürlükler içerisinde nasıl yaşayabileceklerini ortaya koymamız gerekiyor. Bu hak ve özgürlükler yaşanırken, ülkenin halkı ve toprağıyla bölünmez bütünlüğünün nasıl kurulabileceği konusunun konuşulup formüllerinin oluşturulması icap eder. Teorik olarak söylemek istediğim bunlar. Bir de pratik teklifim var: Madem ki yalvarmakla, acındırmakla hak alınamıyor ve madem ki samimi olmayan birtakım kutsallar yada birtakım evrensel değerleri istismar eden ama bunun arkasında ekonomik menfaatini korumayı hedefleyen insanları ikna etmek mümkün değildir. Yani bilimle, sözle, hikmetle ikna etmek mümkün değildir. O halde onların sultasını kırmanın çaresi nedir?

Bizde devleti yönetenlerin iradelerini gerçekleştirmek için kullanacakları güçler belli. Sivil toplum olarak biz o güçleri elde edemeyiz. Bizim yegane gücücmüz sivil toplumdur. O halde biz sivil toplumda fertler olarak demokratik bilinci ve demokratik tepkiyi nasıl oluşturacağız? Sorunumuz budur. Bu noktada iki şey teklif ediyorum: Abant Platformu, yılda bir toplantı ile kalmamalı. Aydınları zaman zaman toplamak suretiyle halkı demokratik açıdan bilinçlendirme, hatta demokratik tepkiyi oluşturma ve baskılara karşı koyma eğitimini vermenin tedbirini düşünmeli. Eğitime çok temas edildi. Bugünkü liselerde, ortaokullarda ve üniversitelerde demokratik bilinçli insan yetiştirmek son derece zordur. Hepimiz oralarda çalışıyoruz, biraz ileri geri konuşursanız atarlar. Konuşamazsanız, elinize verilmiş program vardır. Ders kitabı vardır, onun dışına çıkamazsınız. Bunun için sivil toplum örgütleri aynı zamanda eğitim meselesini de ele almalı, yani yaygın eğitimi.16




16 Bu bölüm, 21-23 Temmuz 2000 tarihli III. Abant toplantısı müzakere'lerinden alınmıştır



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: