HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


Irak istîlası30

Aldatıcı bahanelerle Irak'ı istîlâ eden Amerika, İngiltere ve destekçisi İspanya dünyanın gözü önünde cinayetler işliyorlar; cana, mala, çevreye, tarihe ve nice değerlere zarar veriyorlar. Bütün dünyada bu zalim saldırıya karşı tepkiler var, ama ne yazık ki yetersiz; çünkü Rusya, Almanya ve Fransa gibi güçlü olanların hesapları var, tepkiyi ölçülü tutuyorlar; güçsüz olanlar da ellerinden gelenin tamamını yapmıyor, daha ziyade meydanlarda boy gösteriyorlar. Eğer savaşa karşı olduklarını söyleyenler, gerçekten engellemek isteseler, bu amaçla alınabilecek siyasi ve ekonomik tedbirleri alsalar bu saldırıyı mutlaka engelleyebilirler. Taha Yasin Ramazan'ın da dediği gibi, yalnızca İslam ülkeleri, sadece petrolü bu maksatla kullansalar, onlar bile bu saldırıyı engelleyebilirler.
Irak'a yapılan zulüm karşısında vicdanı bunalan bir müslüman bir vatandaş bana gönderdiği mektupta şöyle diyor:
"Merhaba efendim. Ben sizin en yakın okurlarınızdan biriyim. Gelin şu Amerikan belasını çökertelim. Bütün Amerikan ve İngiliz mallarını protesto etme kampanyası başlatalım. Ne Coca-Cola, ne Pepsi ne Mc Donalds... Bu gibi şeyleri protesto kampanyası başlatalım. Eğer biz Müslümanlar olarak birleşirsek kimse bize kafa tutamaz. Ve sizden bir dileğim var: Iraklı halk için yardım kampanyası başlatalım, bütün bankalarda hesaplar açıp Iraklı kardeşlerimize yardım edelim."
Hiç şüphesiz bunların gerçekleşmesi güçlü ve etkili sivil toplum örgütlerinin varlığına bağlıdır. Bu örgütler önce halkı bilinçli ve duyarlı hale getirmek için gayret göstermeli, sonra da bu halkı arkalarına alarak, okuyucumun sözünü ettiği boykotları ve yardımlar da dahil olmak üzere çeşitli tepkiler ortaya koymaları gerekiyor.
Konya'dan gelen iki mektupta da bir yazımda geçen, "Saddam ile Abdülhamid merhumun davranışlar arasındaki bir karşılaştırma" eleştirilmiş. Eleştirenler benim yazdıklarımı ve maksadımı değil, kendi anladıklarını veya söylemek istediklerini esas alarak eleştiri yapıyarlar.
O yazıda tarafların Müslüman veya birinin başka dinden olması kıyas, konusu değildi; kıyas konusu, mukayese edilen iki davranış, "kendi menfaatini, saltanat ve iktidarını korumak için Müslümanlar'ın kanının akmasına sebep olmak"tı. Abdülhamid buna razı olmamıştı, Saddam ise bunu istiyordu.
Saddam iktidardan çekilseydi, ailesini de alıp İran Şahı gibi başka bir ülkeye gitseydi de belki Bush yine Irak'a saldıracaktı, ama yine de bu yol denenebilirdi. Ben inanıyorum ki, Bush nasıl Irak'ın ve Ortadoğu'nun çıkarını korumak için hareket ettiğini açıklarken samimi değilse, Saddam da Irak'ın ve Iraklılar'ın çıkarı için iktidarda kaldığını söylerken samimi değildir; Irak'ın ve Ortadoğu'nun çıkarı, Saddam gibilerin iktidardan uzaklaştırılmasındadır, halkın istediği yönetimlerin işbaşına gelmesindedir.
İslam ülkeleri daha önce kendi evlerini temizleselerdi, birbirleriyle savaşacak, ulusal egoizme tapacak yerde kardeşçe birlik ve dayanışma yolunu seçselerdi, başkaları Müslümanlar'ın evlerini temizleme bahanesiyle onların harimine giremezdi.
Her ne ise, bugün her Müslüman'ın her vicdanlı insanın yapacağı şey, bu zalim saldırıyı engellemek için elinden geleni yapmaktır.



30 Yeni Şafak, 28.03.2003



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: