HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler | Tarihe Göre: Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


İsrail Zulmü ve Avrupa Uygarlığı

İki dünya savaşında milyonlarca insanın boş yere kanı akınca ve "medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar"ın bütün teknolojik imkanları insanları öldürmek ve atmosferi kirletmek için kullanılınca batı Uygarlığı sınıfta kalmıştı. Bundan önce aydınlanmanın dik başlılığı ve dünyaya yukarıdan bakışının bir uzantısı olan tek (Avrupa) merkezli medeniyet iddiası da öldürücü bir darbe almış, insaf sahibi Batılı düşünürler, tek medeniyet ve kültür yerine çok medeniyet ve kültürden, bunların eşit değerinden söz etmeye başladılar.
Bir daha canavar kan almasın, boş yere insanlar ölmesin, sağa sola savrulmasın, ocaklar sönmesin, göz yaşları sel olmasın, haklı haksız tarafsız ve uluslar arası kurumlar tarafından ayırt edilsin, daha sonraları meşhur olan deyişle uluslar arası topluluk, haksıza karşı haklının yanında yer alsın... diye milletler cemiyeti ve daha sonra Birleşmiş Milletler teşkilatı kuruldu. Kâğıt üzerinde ve düşünce olarak her şey güzeldi, 14 asır önce (İslam'dan da önce), haksızlığa karşı mücadele etmek üzere kurulmuş bulunan ve Hz. Peygamber'in de üye olup de İslam'dan sonra da "Bugün de olsa katılırdım" dediği "hilfü'l-fudûl"ün çağımıza yakın ve daha büyük bir örneği idi. Ama ne yazık ki, teoride olan pratiğe yansımadı, Güvenlik Konseyi yüzünden -beş büyük devlet dışında kalan- devletlerin iradelerine ambargo kondu, yine güçlülerin dediği oldu, oluyor; dünyanın bütün devletleri bir şeye "kara, kötü, haksız, olmamalı" dese ama bir G.K. üyesi devlet aksini söylese (veto etse) dünyanın dediği olmuyor. Kıbrıs meselesinde Rusya Güney Kıbrıs'ı tutuyor, Kuzey lehine alınacak kararı veto ediyor, İsrail'in yıllardan beri Filistin'de sürdürdüğü insanlık dışı zulmü ABD destekliyor, kınama kararı bile aldırmıyor; dünyanın gözü önünde hiçbir ahlaka, hukuka, vicdana, dine (milli ve egoist hale getirilmiş yorumuyla Yahudilik hariç) sığmayan zulünm devam ediyor.
Şimdi ben bir soru soruyorum: Başta Avrupa olmak üzere bütün dünya gerçekten istese ve ağırlığını koysa, ABD'ye rağmen İsrail zulmünü sona erdiremez mi?Cevap veriyorum: Kesin olarak sona erdirebilir.
Durum böyle olunca:
1. ABD halkının yüzde altmış beşi, Irak'ta savaşa hala taraftar olduğu, aynı halkın İsrail zulmünü engellemek için de elinden geleni yapmadığı için ABD devleti ve halkıyla zulümlerden sorumludur, zulümlere ortaktır.
2. Avrupa devletleri ve halkları bu zulümleri durdurmak için ellerinden geleni yapmadıkları için olan bitenden sorumludurlar.
3. Batı uygarlığı bu sonuçları sebebiyle iflas etmiştir.
4. İslam dünyası denilen halkı Müslüman ülkeler de, bu tüyler ürperten cinayetler karşısında ellerinden gelenin yarısını bile yapmadıkları için sorumludurlar; tıpkı Batı uygarlığının temel değerleri açısından iflas etmiş, sıfır almış olan batılılar gibi, İslam'ın temel değerleri bakımından da Müslümanlar iflas etmiş, sıfır almışlardır.
Hepimiz sorumluyuz, zulüm var oldukça ve onu engelelemek için elden gelen yapılmadıkça topyekun bela kapının önünde demektir.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler | Tarihe Göre: Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: