HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler | Tarihe Göre: Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Âlemlere Rahmet

Bugünlerde ülkemizde, "Kutlu doğum" adı altında bir hafta yapılıyor, bu hafta içinde "âlemlere rahmet" olarak gönderilen, varlıkların iftihar kaynağı, kerem kânı (madeni, gözesi), Allah'ın sevgili kulu ve peygamberi Muhammed Mustafa (s.a.) ile ilgili çeşitli programlar yapılıyor; bu programların amacı onu bir daha anmak, daha iyi tanımak ve tanıtmaktır. Yüce Yaratıcı onu, insanlara örnek gösterdiği, "onun izinden gideni severim" dediği için kendisini bilmek, tanımak, özümsemek müminler için bir zaruret oluyor. Bilinmeyen, bilinse bile örnek alınması mümkün olmayan "örnek" olamaz. Sevgili Peygamberimizin iki önemli özelliği de her yönüyle bilinmesi, tanınması ve örnek alınabilir olmasıdır. Allah rızasını elde etmek isteyen her mümin onu, kendi kabiliyeti ölçüsünde örnek alabilir; onu tüketmek ve aşmak mümkün değildir, ama herkesin onda bir örneklik, bir model bulması mümkündür.
"Âlemlere Rahmet" kavramını biraz açmak gerekiyor. O belli bir tarihe, coğrafyaya, medeniyete değil, bütün âlemlere rahmettir. Rahmetin zıttı gadap (öfke, darlık, sıkıntı) olduğuna göre, insanların başına öfke yüzünden ne geliyorsa ondan kurtulmanın, öfkenin darlığından rahmetin genişliğine, huzur ve saadet iklimine çıkmanın anahtarı da onda demektir.
Âlem maddî ve mânevî, görülen ve görülemeyen, dünyada ve âhirette Allah Teâlâ'nın yarattığı her şeydir. Görülen, hissedilen, insan bilgisinin ulaşabildiği maddî varlıklara "mülk ve şehâdet âlemi", madde ötesi varlıklara da "gayb ve melekût âlemi" denilir. Kur'an-ı Kerim'in ifadesiyle o âlemlere (gayb ve şehadet, mülk ve melekût alemlerine) rahmettir. Bu yazıda, sözünü ettiğimiz "rahmet"in, devlette tecelli eden (görülen) yönü ve örneğini hatırlatmaya çalışacağım.
Rahmet Peygamberi Mekke'de on üç yıl, hakim otoriteden "din özgürlüğü" talep ederek, yalnızca bunu bekleyerek yaşadı, mücadele etti; öfkenin ve şiddetin temsilcileri, insanların inanmalarına ve inandıkları gibi yaşamalarına izin vermediler. İslam'ın iktidar talebi yoktu, iktidarda olanlardan hak ve adalet istiyordu, buna yanaşmadılar. Peygamberimiz ve önemli sayıda müslüman Medine'ye hicret ettiler; buraya gelmeden önce Medine yerlisi müslümanlardan kendilerini korumaları yönünde söz aldılar. O zaman adı Yesrip olan bu şehirde yeni müslümanlar, eski yakınları olan Arap putperestler ve yahudiler yaşıyorlardı. Peygamberimiz bu üç ayrı inanç ve hayat tarzı sahiplerini bir devlet çatısı altında birleştirdi; "her kesin dini kendine, ortak alanlarda işbirliği" ilkesini koydu. Tarihte, bir topluma uygulanmak üzere yazılmış 52 maddelik ilk anayasayı ortaya koydu ve uyguladı. Zamanımızdan 14 asır önce kurulmuş, halkı üç ayrı dinden oluşan, hakem Hz. Peygamber olmakla beraber farklı inanış ve yaşayış tarzlarına hak ve imkan veren bir devletten söz ediyoruz; vesikaları sapasağlam ortada olan tarihi bir vakıayı dile getiriyoruz.
Bırakın tarihin zulümlerle dolu karanlık sayfalarını, bugün bile belli bir inancı veya inançsızlığı benimsemiş olan toplumlar, topluluklar ötekine farklı muamele ediyorlar, onlara ikinci sınıf insan muamelesi yapıyorlar, hak ve özgürlüklerini kısıtlamak için ne lazımsa yerine getiriyorlar. Havraya mensup olanlar kiliseye ve camiye, kiliseye mensupu olanlar havraya ve camiye... yan bakıyorlar. Hz. Peygamber'in kurduğu Medine site Devleti'nde puta tapan puthaneye, kiliseye giden kiliseye, havraya giden havraya sahip. Dahası var; sonraki yollarda Necran'dan görüşmek için gelen Hıristiyanlar ibadet etmek istediklerinde, Medine'de kilise olmadığı için Hz. Peygamber kendilerine, Mescid'de ibadet etmeleri için izin veriyor.
İşte size, Rahmet Peygamberinin, devlette tecelli eden rahmet damlacığının kısa tasviri; bu damladan yola çıkarak deryayı keşfetmek de okuyuculara kalsın.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler | Tarihe Göre: Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: