HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler | Tarihe Göre: Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Üç Sembol İki Eylem

Türkiye'de din özgürlüğünün var olup olmadığının üç sembolü, üç ölçütü, üç alameti var: Başörtüsü, İmam Hatipler ve din eğitimi. Dini örgüt (dernek, parti vb) kurmanın serbest veya yasak olması da önemli ölçütlerden biridir, ama bugünlerin tartışma ve talepleri arasında bulunmadığı için onu yalnızca hatırlatmakla yetiniyorum.

1.Türkiye'de başörtüsü okullarda ve resmi kurumların çalışanları için yasak. Bu yüzden binlerce müslüman mağdur. 2.İmam Hatip mezunları (onlar yüzünden diğer meslek liselerinden mezun olanlar) üniversite imtihanına girince aldıkları puanlar, diğer/düz liselerden mezun olanlarla eşit değerlendirilmiyor, önemli ölçüde puan gaspına uğruyor ve mağdur oluyorlar. 3. Türkiye'de, çocuklarına İslam bilgisi ve eğitimi vermek isteyenlerin karşısında iki engel var: a) İlköğretim okulunu bitirmedikçe küçüklere din eğitim ve öğretimi aldırmak (mesela Kur'an kurslarına göndermek) yasak. b) Anayasada hak olarak tanınan "belli bir dinin eğitim ve öğretimini alma hakkı"nın alınacak yeri (okulu, kursu, dershanesi vb.) ve progrmı yok.

İnsan hakları belgelerinde yer alan din özgürlüğünün içi açıldığında beş temel alan ortaya çıkıyor: İnanma, inandığını uygulama, örgütlenme, öğretme ve eğitme, tebliğ edip yayma. Yukarıdaki yasaklarla, insan hakkı olan -zikredilen beş temelli- din özgürlüğünü bağdaştırmak, mümkün değildir. Bu yasaklar varsa din özgürlüğü yoktur, din özgürlüğü varsa bu yasaklar olamaz.

Yakın zamanlarda din eğitimi hakkını elde etmeye yönelik bir faaliyet görülmedi.

Başörtüsü yasağının -kısmen de olsa- kalkması için Ankara'da beyaz buluşma gerçekleşti.

İmam hatip mezunlarının önlerindeki engellerin kaldırılması ve bu okulların bazı önemli problemlerinin giderilmesi için geçtiğimiz hafta Ankara'da büyük bir kurultay düzenlendi.

Her iki faaliyete de gösterilen ilgi, bu konuları dert edinenler için heyecan ve ümit verici oldu. Ama işin peşinin bırakılmaması gerekiyor. Amelin (eylemin) az da olsa devamlı ve düzenli olanı daha makbul, daha etkili, daha sonuç alıcıdır. Amacında samimi, eyleminde düzenli ve disiplinli sivil gurupların meşru eylemleri sonuç alıncaya kadar devam etmelidir ve ilgililerin açıklamaları bunun böyle olacağını göstermektedir.

İktidarın bu yasakları kaldırma iradesinde samimi olduğuna inanıyorum. Yapmaları gerekeni eksiksiz yapıp yapmadıkları tartışılabilir, ama bu samimi iradeye sivil faaliyetlerle yardımcı olmak gerekiyor.

Bu üç sembol konuda birçok yazı yazdığım için problemi açıp çözüm yollarını bir daha tekrarlamayı gerekli görmüyorum. Ama ileride referandumla ilgili bir yazı yazmayı düşünüyorum.
Bahsi geçen iki eyleme, uzaktan yakından gelerek katılanları tebrik ediyor, binlerce mağdur adına kendilerine şükranlarımı sunuyorum.

29 Mayıs 2005
Pazar



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler | Tarihe Göre: Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: