HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler | Tarihe Göre: Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


BEŞİNCİ BÖLÜM

KADIN ve AİLE

Kadın hakları

Geçtiğimiz hafta Ebla Şam Otel'de düzenlenen ve iki gün süren Uluslararası İş Kadınları Forumu'na, 40 ülkeden yaklaşık 450 iş kadını katılmış. Açılışına Müslüman ve Hıristiyan din adamlarının da katıldığı forumu yaklaşık 200 gazeteci ve işkadınının yanısıra diğer katılımcılarla birlikte yaklaşık bin 200 kişi takip etmiş. Bu kadar iş kadınının içinde ülkesinde başbakanlık yapmış Benazir Butto da var; şu halde İslam dünyasında kadınların, aile ve ev dışında erkeklerle yarışmaya başladıkları ve bazılarının onları bile geçtiği anlaşılıyor.

Birkaç hafta önce beni bir tv programına davet etmişlerdi, konunun "kadın hakları" olduğunu öğrenince, "bunu erkek hakları olarak değiştirirseniz gelirim" dedim, kabul ettiler, gittim ve özetle şunları söyledim:

Dengede durması gereken bir terazi düşünelim, hangi kefe ağır basar da diğeri havaya kalkarsa denge bozulmuş olur, havada kalandan ses gelir ve şikayet gelir. İslam'dan önce "kadının adı yoktu" denebilir, ama Kur'an-ı Kerim'de bir sûreye "Nisâ=kadınlar" adı verilmiş, daha önce bulunmayan birçok hak tanınmış, Peygamberimiz de "kadınların şiddet görmelerine karşı çıkmış, hayırlı erkeğin, kadınına iyi davranan erkek" olduğunu ilan etmiştir. Onun hayatı boyunca ibadette, eğitimde, savaşta, eğlencede, çarşı pazarda... kadınlı erkekli bir hayat vardır. Evet kadınlar örtülüdür, açılıp saçılarak göz zinası yaptırmazlar, ama hayatın içindedirler ve hemen her yerde vardırlar. Sonraki asırlarda, özellikle şehirlerde kadınlar, İslam'ın istediğinden ziyade kapanmış ve kapatılmışlardır. Kır ve köylerde erkekler onların emeğine muhtaç oldukları için kapanma ve kapatılma şehirlerdeki kadar olmamıştır. Ancak şehirde olsun, köyde olsun kadınların cemiyet hayatındaki yerleri, Asr-ı Saadet'te olana nispetle çok daraltılmış, birçok hakları da ellerinden alınmıştır. Bu durum, şeriatla idare edildiği iddia edilen bazı ülkelerde aynen devam etmektedir. Baskı, insan tabiat ve vicdanının kaldıramayacağı muamele ne kadar devam ederse etsin bir sonu vardır. Bu son, hikmetle gelirse terazide denge hasıl olur, ama iç ve dış güçlerin verdiği imkan sonucu tepki ile gelirse bu defa terazinin diğer kefesi havalanır. Bana göre bazı İslam ülkelerinde de artık "erkek haklarından" daha iyisi ve doğrusu "aile haklarından" bahsetmenin zamanı gelmiştir.

Foruma Türkiye'den katılan, Başbakanımız'ın muhterem eşleri Emine Erdoğan'ın orada yaptığı konuşmadan aşağıya aldığım cümleler, benim de meramımı anlatmaktadır:

"Biz kadınların aktif hale gelmelerine evet derken, kadınların metalaştırılmasına da hayır diyoruz. Kadının aile içindeki rolünü sıfırlayan, annelik misyonunu küçümseyen çarpık anlayışlara da mesafeliyiz. Sağlıklı toplum yapıları ancak sağlıklı ailelerle gerçekleşebilir. Kadınların üretkenliğini, çalışmasını ve ekonomik özgürlüğünü savunuyoruz, ancak, aile yapısının da korunması gerektiğini söylüyor, köşesine çekilmiş kadınlar yerine, köşe başını tutan köşetaşı gibi kadınlar görmek istiyoruz".

27 Mayıs 2005
Cuma



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler | Tarihe Göre: Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: