HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler | Tarihe Göre: Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


İslam ve Terör

BERNARD Lewis'in, dilimize de çevrilen "İslamın Krizi" adlı kitabını henüz okumadım. Bir köşe yazarı dostun naklettiği satırlara göre yazar,     "IRA, terörizmini Katolik dini adına yapmıyor. Din adına terör yapanlar, İslam dünyasından çıkıyor." Diyor, İslamcı teröristlerin İslam'a nasıl baktığını da şöyle anlatıyormuş(s. 119):"Din alimleri ve ilahiyatçıların zaman içinde geçerliliği kanıtlanmış yöntemlerini (usûl) bir kenara bırakarak, kendi bağnaz ve militan konumlarını destekleyip desteklemediğine göre en kutsal metinleri bile kabul ya da reddederler..." Bunun tipik örneği, Humeyni'nin Salman Ruşdi hakkındaki cinayet fetvasının, geleneksel İslam fıkhına ve fıkhın "fetva" kurumuna aykırı olmasıdır! Bu tür yaklaşımlarla "cinayetin kutsallaştırılması" yoluna gidilmektedir."
IRA terörizmini Katolik dini adına yapmıyorsa başka dinler, mezhepler, tarikatler içinde din adına; siyasi ve ideolojik örgütler içinde inanç ve davaları adına terör yapanlar eksik değildir; mafya vb. topluluklar da gayr-i meşru menfaat sağlama adına... terör yapıyorlar. Yani eğer bir gurup müslüman, başkalarının adına terör dediği, terör olarak değerlendirdiği eylemler yapıyorsa benzeri eylemleri müslümanların tamamına ait kılmak da yanlıştır, başkalarının din veya ideoloji adına terör eylemlerinde bulunduklarını inkar etmek de yanlıştır.
Bazı kişi ve gurupların konumlarını, tavırlarını ve eylemlerini meşrulaştırmak için usule aykırı yorumlar yaptıkları, kendilerini desteklemeyen kutsal metinleri de bir şekilde devreden çıkardıkları doğrudur; ancak bunu yalnızca "bağnaz ve militan konum" sahiplerinin yaptığını söylemek isabetli değildir, mesela B.L ve benzerlerinin beğendiklerini sandığım İslam modernistlerinin de aynı yöntemi benimsediklerini ve kullandıklarını rahatlıkla söylemek mümkündür.
Humeynî'nin Salman Rüşdi hakkındaki fetvasının klasik fetva usulüne aykırı olduğunu söyleyen, klasik fetva usulünü bilmiyor demektir. Bir kere Humeynî bir şîî müctehiddir, kendi usulüne göre ictihad eder ve merci olduğu için onun ictihadı zamanının alimlerince benimsenir ve uygulanır. Sünnî fıkha baktığımızda, Humeynî'nin fetvasına aykırı bir ittifaklı hüküm göremeyiz. Bir çok kaynak içinden bir örnek vereyim: Meşhur Kadı Iyad, Kur'an gibi harekelenerek zikir gibi okunan, asırlar boyu bütün İslam âleminin muteber saydığı -meşhur adıyla- Şifâ isimli (Hz. Peygamber'in özelliklerinden ve ümmet üzerindeki haklarından bahseder) eserinde, Hz. Peygamber'e hakaret edenlerin dünya ve ahiretteki cezalarıyla ilgili bir bölüm açmış ve burada, hakaret edenin cezasının ölüm olduğuna dair dört mezhebin ittifakından söz etmiştir. Şu halde bu ağır cezanın fıkha aykırı olduğunu söylemek ya bilgi eksikliğinden veya Humeynî düşmanlığından kaynaklanıyor olmalıdır.
İslam, hukuku korumak için zaruret haline geldiğinde savaşa izin verir ve nizamî savaşta bırakın masum insanları, hayvanların öldürülmesini, bitki örtüsüne zarar verilmesini bile yasaklar. Şu halde eğer terör diye nitelenen bir eylem varsa ve bunu yapanlar da, diğer davranışlarına ve beyanlarına göre bazı müslümanlar ise bu eylem "İslam'dan çıkmaz", bütün hukukların kabul ettiği meşru savunma, zaruret ve çaresizlikten çıkar; buna dayanır. ABD ve İsrail kendileri için faydalı gördükleri her eylemi (saldırıyı, suikastı, işgali, yakma, yıkma ve öldürmeyi...) kitabına uydurarak veya buna bile lüzum görmeden yapıyorlar. İsrail'deki son eylemi yapan stajyer avukat kız, bu eylemlerde yirmiden fazla yakınını kaybetmiş, bazı yakınlarını da gözlerinin önünde öldürmüşler. Bu eylemlere maruz kalan kimseler, hangi dinden olurlarsa olsunlar savunma veya intikam kararlarını âyetlere, hadislere değil, "zalimin zulmü karşısındaki çaresizliğe" dayandırırlar. Terör istemeyenler önce kendileri terör yapmamalı, sonra hukuka ve adalete riayet etmeli, insan haklarını çiğnememelidirler. "Ben çiğnerim, gücümle de susturur ve bastırırım" diyenler ne yazıktır ki, asla ve hiçbir zaman "kendilerinin terör diye niteledikleri" bu gibi eylemlerden kurtulamayacaklardır.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler | Tarihe Göre: Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: