HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |


Bir af ki affa muhtaç
Çıkarılan af yasasının başörtüsü mağdurlarını yakından ilgilendiren bir şartı var, "bundan sonra aynı suçu işlememek; daha açık bir deyişle üniversite dahilinde başını örtmemek". "Kaşıkla verip sapıyla gözünü çıkarmak" deyimi bu gibi uygulamaları ifade etmek için söylenmiş olsa gerektir. Görünüşte bir af getiriliyor, uygulanması ise imkânsız kılınıyor. Ortada kısır döngü benzeri bir durum var, bir yandan öğrenci disiplin suçu işlemeye mecbûr bırakılıyor, bir yandan da "işleme affedelim" deniyor. Hâlbuki yapılması gereken şey yeni hukûkî ve idarî düzenlemelerle başörtüsü kullanmayı suç olmaktan çıkarmak idi. Öğrencilerin mağduriyetlerini giderme konusunda samîmî olan bir siyasî irâdeden beklenen, aslında (din ve vicdan hürriyetine saygı gösteren laik bir ülkede) suç sayılması mümkün bulunmayan bir davranışı suç sayan mevzûâtı ve yorumu değiştirmek, böylece haksız yere cezâ almış, imtihanlara girememiş, mağdur olmuş öğrencilere haklarını ve resmî itibarlarını iade etmek idi. Siyasî irâde bunu yapacağı yerde dediğim dedik kabilinden bir inat ve ısrar ile başörtüsünü laikliğe ve dolayısıyla kanuna aykırı davranmak; yani suç işlemek olarak değerlendirdi, daha önce bu suçu işleyenlere de bir daha yapmamak şartıyla bir imtihan ve okuma hakkı tanıdı.
Gözlerini irticâ kara gözlüğünün görmez hâle getirdiği kimseler bir türlü şunu anlamak istemiyorlar: Başını örterek okumak ve çalışmak isteyenler bunu imanları gereği yapıyorlar, onlar inanıyorlar ki, başlarını açtıkları takdirde günah işleyecekler, Allah'ın emrine karşı gelmiş olacaklar; yani dini bakımdan suç işlemiş olacaklar. Bu insanlara karşı "Beni senin inancın ilgilendirmiyor, ben baş örtmeyi yasaklıyorum ve bu yasağı çiğneyenleri okumak ve çalışmaktan mahrûm ediyorum, ya inancını tercih et bunlardan mahrûm ol, yahut da bana itâat et inancından ve kulluğundan uzaklaş" demek dindara yapılacak baskıların en dayanılmazıdır. Böyle bir dayatmaya mecbûr kalıp itâat edecek olan dindar kimselerin bu emri verenlere iyi gözle bakması, sevgi ve saygı beslemesi mümkün değildir. Bu gerçek karşısında milyonlarca vatandaşı karşısına almak, iktidarın şahsında devletinden soğutmak da aklı başında, millet ve vatanını seven kimselerin yapacağı bir şey değildir.
Başörtüsünü yasaklayıp buna uymayanı cezâlandıranlar, dine inanmıyorlarsa veya dine inanıyor da başörtüsünün dindeki hükmü konusunda farklı bir yoruma sahip iseler -inançsızlık ve yorumları kendilerine ait olup- bu yaptıkları haksızlıktır, din ve vicdan hürriyetine, bunun teminâtı olarak anlaşıldığı ve tanımlandığı takdirde laikliğe ve demokrasiye aykırıdır. Yasakçılar hem dine, hem de başörtüsünün dince gerekli olduğuna inanıyor da buna rağmen onu hukûkî açıdan suç sayıyorlarsa, bu suçu işleyenleri affedebilmek için onların dince günah ve suç olan bir şeyi yapmalarını istiyorlarsa kendileri affa muhtaçtırlar. Allah Teâlâ haklara tecavüz eden günahkârları ancak tövbe etmeleri ve hakkı iade etmeleri hâlinde affediyor; inanmayan Kur'an'ı okusun.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: