HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |


Bölücülük İstismarı
Düşünmeyi ve düşündüğünü ifade etmeyi engellemek için kullanılan, istismar edilen kavramların ve bunlara göre düzenlenmiş mevzûâtın başında, ilk sırasında irticâ, din istismarı, millî güvenlik ve bölücülük gelmektedir. Son zamanlarda başı yanan birçok aydının suçlandığı madde bölücülük ve halkı isyana, teröre tahrik ve teşviktir. Doğru olan bir söz amacından saptırılır ve kötü bir maksatla kullanılırsa Hz. Ali'nin "Bâtıla, haksızlığa alet edilen hak söz" vecizesini hatırlamamak mümkün olmaz. Bölücülük suçlaması da böyle. Özellikle cezâ kanunlarında muğlak, üstü kapalı, farklı anlamalara ve amacından saptırmaya açık ifadelerin kullanılmaması şarttır. Eğer bir kimse halka hitap ederken bilinen, kitaplara geçmiş bir şiir okuyorsa, bu okumanın arkasından hiçbir eylem meydana gelmediği, hiçbir hak ve kural ihlâl edilmediği hâlde bir savcı kalkıp "Bu bir bölücülük ve iç çatışmayı tahriktir" diyerek suç duyurusunda bulunuyor ve dâvâ açılabiliyorsa ortada önemli bir problem/haksızlık var demektir. Elbette her sistem, rejim, devlet kendini korumak ister, bunun için gerekli tedbirleri alır, ancak alınan tedbirlerin meşrû, evrensel hukuka ve insan haklarına uygun olması şarttır. Bir başka şart da kuralların uygulanmasında iyi niyet ve tarafsızlık ilkelerine riâyettir. Bölücülükle, halkı isyana tahrik ve teşvik ile uzaktan yakından ilişkisi bulunmayan sözlere ve davranışlara bu damgayı vurmak ve düşünceyi/ifadeyi kilitlemek "bölücülük istismarıdır, doğru olanı yanlış yerde, kötü maksatla, amacından saptırarak kullanmak ve uygulamaktır".
"Okullarda isteğe bağlı din eğitimi verilsin, isteyen öğrenci ve öğretmenin ibâdetini zamanında ve vakit kaybetmeden yapabilmesi için namaz kılacak mekânlar tahsis edilsin" diyorsunuz, "Bu bölücülük olur" diyorlar. İsteyen memur, işçi ve öğrenci inancına uygun örtünmeyi/giyinmeyi yaparak çalışsın, okusun" diyorsunuz "Bu bölücülüktür" diye karşı çıkıyorlar. Biz de diyoruz ki, bu masûm ve haklı taleplerin bölücülükle bir ilgisi yoktur, karşı çıkanların yaptığı bölücülük istismarıdır. Bu ülkede asırlardır namaz kılan ve kılmayan vatandaşlar yan yana yaşadılar, ezan okununca meselâ kahvehaneden kalkıp câmiye giden vatandaşlar namaz bitince tekrar yerlerine döndüler ve namaza gitmeyen arkadaşları ile ilişkilerine, bıraktıkları yerden devam ettiler. Başını açan veya kapatan kızlarımız, kadınlarımız da böyle; bu farklı yaşama/giyim biçimi onları bölmedi, birbirine düşürmedi, dostluk ve beraberliklerini olumsuz etkilemedi. Daha dün, M.Ü. kampüsünün önünde başı açık kızlar, başları kapalı arkadaşlarının yanında medyaya şöyle seslendiler: "Biz birbirimizi seviyoruz, arkadaşlarımızın içeriye alınmamalarına üzülüyor ve onları destekliyoruz". Tarihî tecrübe ve günlük hayat aksini isbat etmiş olduğu hâlde bu talepleri bölücülük olarak değerlendirmek istismardır.
Millî bütünlüğün korunması, tabîî ve hukûkî farklılıkların ortadan kaldırılması veya yok sayılması ile gerçekleşemez. Bu farklılıklar yanında birlikte yaşamayı cazip veya en azından çekilir hâle getirecek unsurlara ihtiyaç vardır. Bunların bulunması, eğitim yoluyla nesillere kazandırılması eğitim ve kültür politikasının amacı olmalıdır. Anayasaya göre mecbûrî olan din kültürü ahlâk bilgisi dersinin de din dayatması ile bir alâkası yoktur; çünkü bu ders yalnızca bilgi vermeye yöneliktir, iman, ibâdet ve ahlâk eğitimi sözkonusu değildir; bu dersi birlikte ve hoşgörü içinde yaşamanın dinamiklerinden biri hâline getirmek veya böyle değerlendirmek pek alâ mümkündür.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: