HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |


Diyanet Şûrâsı
Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) oldukça lüks ve masraflı bir şûrâ düzenleyerek AB'ne giriş sürecinde Türkiye'de dînî hayatı güyâ masaya yatırıyor, dînin nasıl anlaşılacağını, öğretim ve eğitiminin nasıl yapılacağını, DİB'nın statüsünü, diğer dinlerle diyalog meselesini tartışıyor. Cümleye bir "güyâ" yerleştirmemizin sebebi, aşağıda biraz irdeleyeceğimiz "Diyanet'in statüsü"dür.
Geçtiğimiz hafta sonunda Ankara'da idim, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) da, kutlu doğum münasebetiyle daha mütevâzı ve ucuz şartlarda, aşağı yukarı aynı konuları içeren bir sempozyum düzenlemişti. Her biri sâhasında uzman ve tanınmış birçok ilim adamı tebliğler sundular, aynı nitelikte başkaları da müzakereler yaptılar, çok önemli sözler söylendi, teşhisler yapıldı, çözümler teklif edildi. Program aylar öncesinden belli olduğu ve kendisi de vakfın başkanı bulunduğu hâlde Başkan toplantıya katılmadı, Daireden de hiçbir üst düzey yöneticiyi aramızda göremedik. Lâf olsun diye soruyorum: "Müzakereler ve yemek vakıf binasında değil de lüks bir otelde olsaydı katılırlar mıydı?" Şimdi lâf olsun diye değil ciddî olarak ifade ediyorum: Eğer bu toplantıya katılmayanlar İstanbul'da yapılan toplantıya kadro hâlinde geliyorlarsa ortada samimî ve hizmete yönelik bir faâliyet değil, çok yönlü bir politika var demektir. Daha TDV ile DİB bile aralarında diyalog kuramamışlarsa lütfen dinler arasında diyalogdan filân söz ederek -en azından beni- güldürmesinler.
Benim katıldığım birçok ilmî ve istişarî toplantıda, Sayın Başkan da dahil bütün ilim adamları ve Diyanet yöneticileri, Başkanlığın mevcût statüsünü eleştirdiler, böyle devam etmesinin daha uygun ve doğru olmadığını ifade ettiler ve Başkanlığın, siyasetin etkisinden uzak bir statüye kavuşturulmasının şart olduğunda birleştiler. Diğer detaylar bir yana "Başkanın seçimle göreve getirilmesi" konusunda da görüş birliği oluştu. Yıllardan beri bu karar savsaklandı, mevzûâta yansımadı ve uygulanmadı, aynı şekilde Başkanlıkla ilgili kanunun iptal edilen maddelerinin yerine yenileri de (yani kurumun kâmil bir kanunu da) çıkarılmadı. Şu anda kurum, bir bakan aracılığı ile siyasetin pençesindedir; başkan nefeslerini bile bakanın irâdesince alıp vermek durumundadır. Böyle bir daire din, diyanet, eğitim, öğretim konularında tarafsız ve bağımsız karar alamaz, kazâra alırsa uygulayamaz. Şu hâlde ilk iş kurumun kanununu çıkarmak ve onu vesayetten kurtarmaktır.
Türkiye, Avrupa Birliğine dahil ülkelerde çalışan ve yaşayan milyonlarca Müslüman vatandaş sayesinde çoktan beri bu birliğin içinde yaşama tecrübesi geçirmektedir. Bu tecrübe bize kimin nasıl etkilendiğini ve ne yapmak gerektiğini ana hatlarıyla öğretmiştir. Ancak yapılması gerekeni yapabilmek için bizim yöneticilerimizin eski kafalarını değiştirmeleri gerekmektedir. Yıllardan beri yazılıp söylendiği hâlde devlet dîne ve ilme müdahaleden ve Başkanlığı yönetmekten vazgeçmediği için Almanya'da, Diyanete bağlı kuruluşun (birliğin) İslâm din derslerini yönetme hakkı kaybedilmiştir. Aynı müdahale, güdüm ve sınırlamalar ülke içindeki din eğitimi ve öğretimi alanında da devam etmektedir. Bir ülke düşünün ki, buranın halkı, daha fazla din ve düşünce özgürlüğüne kavuşabilmek için yabancılardan (eskiler olsa gavurdan derlerdi) medet umsunlar; işte bu ülke Türkiye'dir. Dilerim şûrâda bu meselelere neşter vurulur! "Dilerim" dediğime bakmayın, değil neşter vurmak, yanından geçilse râzıyım.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: