HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |


Maskeli Baskı
Malum çevreler sözbirliği etmişçesine Gümüşhane Baro başkanının öldürülmesinde, türbanla ilgili talepler ve başörtüsüne karşı çıkanlara müslümanların gösterdikleri tepkilerin cinayeti teşvik edici, azmettirici, tahrik edici rol oynadığını iddia ediyorlar. Eğer bu mantık ve muhakeme tarzı doğru olsaydı bütün haksız tasarruflar karşısında sükut etmek, tepki göstermemek, itiraz etmemek, haksızlığı ve zulmü sineye çekmek gerekirdi. Aksi halde zalimin, haksızın başına gelen her beladan, her musibetten, halini arzeden, haksızlıktan şikayette bulunan mazlum sorumlu tutulur, "sen tahrik ettin böyle oldu" denilirdi. Hemen her gün başta medya olmak üzere birçok kişi ve kuruluş, cumhurbaşkanından tutun da kapısının önünü iyi temizlemeyen temizlik işçisine kadar herkesten şikayette bulunmakta, haksız, yersiz ve uygunsuz gördüğü iş, eylem ve tasarrufların sahiplerini ağır bir dille suçlamakta, renkli çarşafları ortaya sermekte, teşhir etmektedirler. Şikayet ve tenkit konusu olan şahsın başına bir iş geldiğinde, aklı karışmamış hiçbir kimse, haklı şikayette bulunan, tepki gösteren mağdurları suç ve cinayetten sorumlu tutmamaktadır. Bu gerçek bu açıklık ve basitliği içinde ortada iken bir cinayeti bahane ederek türban mağdurlarına ve onlara destek verenlere ateş püskürmenin, adeta katili bir tarafa bırakıp bunları katil suçuyla mahkemeye vermek için çare arayanların bir maksatları olmalıdır...
Evet gerçekten onların bir maksatları vardır; müslümanları sindirmek, tek parti döneminde olduğu gibi sessiz, tepkisiz çoğunluk haline getirmek, bundan sonra da köpeksiz köyde değneksiz dolaşabilmek. Bir avuç tepeden bakan, tepeden inmeci, cebren ve hile ile yönetimi ele geçirmiş, güç odaklarına çöreklenmiş azınlık olarak halka rağmen halkı yönetmek, kalkındırmak, ileri (!) götürmek, adam etmek ve bir şeye benzetmektir. Bunu önceleri maskesiz, apaçık baskı ile, sindirme ve korkutma metodlarını kullanarak yapıyorlardı, şimdilerde demokrasi oyununun stili değiştiği için baskıyı maskelemek gerekmiştir; artık yahudi gibi hem -hileyi sezen- çocuğu çimdiklemek, hem de ondan daha yüksek sesle ağlıyarak çocuğun aleyhine kamuoyu oluşturmak lazımgelmektedir. Âma nafile! Ne yapsalar faydası yok; çocuk büluğa ermiş, reşid olmuş ve hileyi sezmiştir. Baskının da açığı olsun, kapalısı olsun onu yıldırmamaktadır. Ya insan haklarına kâmil mânâda riayet edilecek ve birlikte insanca yaşanacaktır, yahut da keskin sirke kabına zarar vermeye devam edecektir.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: