HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git

(Google Arama ile sayfaya gelenlere not: Yazılarda sorun varsa tarayıcınızda adresimize dokunup GiT veya ENTERe basın. Veya sayfalarımızı sadece site üzerindeki bağlantıları kullanarak dolaşın. Sorun Google kaynaklı.)
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |


İdamlar ve Şeriat
Müslümanım deyip şeriata sövmeyi adet haline getirenler; yani laik müslümanlar (!) veya laik müslüman geçinenler, Suudi Arabistan'da uyuşturucu kaçakçılığı yaptılar diye boyunları kesilerek idam edilen Türkleri bahane ederek yine şeriatı dillerine doladılar, en hafifinden "şeriat vahşettir" cümlesini tesbih gibi çektiler ve laikliğe olan imanlarını tazeleyerek onu ölümleri pahasına koruyacaklarına azm-ü cezm-ü kasteylediler. Konunun uzmanları tarafından tebliğ, makale, kitap olarak yapılan yüzlerce çalışma ve açıklama "şeriatın ya dinin bütünü yahut da ibadet, helal-haram ve dünya hayatı ile ilgili düzenlemeler kısmı" olduğunu ortaya koyduğu halde bunu bilmezlikten gelerek şeriata; yani dine hakaretler ettiler, ona inananları rencide etme pahasına bunu yaptılar. Akıllarınca dine sövmemiş, hakaret etmemiş olmak için de yine "kendilerinin de müslüman olduklarını, İslâmın ve şeriatın başka başka şeyler olduğunu, yüce İslâma değil, vahşetten ve ilkellikten ibaret olan şeriata cephe aldıklarını" tekrarladılar. İnsan inancı ve kanaati doğrultusunda davranır, kap içindekini sızdırır, şeriata sövenler de kendi inançlarının gereğini yerine getiriyorlar demektir.
Davranışlarını bu açıdan tabii gördüğümüzü ve öfkelenmediğimizi beyan ettikten sonra değerli değil de önemli şahısların söylediklerini doğru sanarak kafası karışması muhtemel bulunan bir kısım müslümanlar için bazı gerçekleri açıklamakta fayda görüyoruz.
Şeriatta cezalar ikiye ayrılır: Hadler ve tazirler. Hadlerde suç da, ceza da bellidir, vahiy ile bildirilmiştir. Tazir kısmında suçlar genel olarak bellidir, fakat ceza takdiri ümmetin selahiyetli temsilcilerine bırakılmıştır. Bu temsilci meclis ise tazir suçlarını ve cezalarını belirleyen, düzenleyen kanunlar çıkarır ve bu kanunlar uygulanır. Uyuşturucu ile ilgili suçlar ve cezalar tazir kısmına dahildir. İslâm (şeriat) devletinin temsilcileri din, ahlak, akıl ve ilmin verilerinden faydalanarak uyuşturucu kullanımını, alım-satımını, yapımını, kaçakçılığını ortadan kaldıracak -veya asgariye indirecek- cezaları koyarlar. Eğer şeriata dayandığını iddia eden bir devlet bu nevi suçların cezalarını koyarken hata etti veya aşırı gitti ise bunun vebali ve sorumluluğu o devlete aittir; İslâma ve şeriata ait değildir. Sözün özü: İslâma göre uyuşturucu kaçakçılığı yapanları idam etmek gerekli ve tek seçenek değildir.
Durum yukarıda açıklandığı gibi olmakla beraber herhangi bir suçtan dolayı idam cezasının verilmesi ve uygulanmasını vahşet, insan haklarına aykırı olarak değerlendirmek, üzerinde birleşilmiş bir değer hükmü de değildir. İdam cezası yıllardan beri cezacılar ve siyasîler başta olmak üzere çeşitli kesimlerce tartışılmaktadır; aleyhinde olanlar kadar lehinde görüş beyan edenler ve uygulayanlar da mevcuttur. Katilin, zalimin, caninin hayatını korumak için insan hakları kavramını ve ilkesini kullananlara biraz da mağdurların, mazlumların, tecavüze uğrayanların insan hakları üzerinde düşünmelerini tavsiye ve teklif ediyorum.
Bir de tarihi mukayese yapmama izin verilirse şunu ifade etmek isterim: Kızıl sultan, zâlim, müstebit diye nitelenen, Cumhuriyet nesillerine bu niteliklerle anlatılan Sultan Abdulhamid Han Osmanlı Devletini otuz yıldan fazla şeriatla idare etmiştir. Cumhuriyet'in ilanından, çok partili yönetim dönemine kadar da Türkiye otuz yıla yakın demokrasi ile yönetilmiştir. Eğer idam cezası vahşet ise bu iki dönemde idam edilen insan sayısını göz önüne alarak "vahşet" sıfatını uygun olan dönem için kullanmak gerekir.
Eğer yerme ve sövme idam cezasına değil de onun infaz şekline ait ise şeriatta belirlenmiş ve değişmez bir idam şekli yoktur.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: