HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git

(Google Arama ile sayfaya gelenlere not: Yazılarda sorun varsa tarayıcınızda adresimize dokunup GiT veya ENTERe basın. Veya sayfalarımızı sadece site üzerindeki bağlantıları kullanarak dolaşın. Sorun Google kaynaklı.)
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |


Zinayı Kınıyorum
Ülkemizde bir bakan, milletvekili, genel müdür, patron, san'atçı, zengin... zina yapıyor, zina yaptığını açıklıyor, bazıları zina yaptığı kişi ile toplum önüne çıkıyor, "bu durumdan hoşnut ve mutlu olduklarını, evlenmeyi düşünmediklerini, insanlar birbirini sevdikçe atılacak bir imzanın hiçbir öneminin olmadığını" açıklıyorlar; bu açıklamaları televizyonda (malum programlarda) ve günlük gazetelerde yapıyorlar, üzerlerine ölü toprağı saçılmış, "hoşgörü, insan hakları, bireysel özgürlük, çağdaşlık" büyüsü yapılmış toplumumuzdan tıs çıkmıyor, hiçbir tepki gelmiyor. Kınama, ayıplama, ahlak ve edebe davet tepkileri bir yana, bu çirkinlikleri (ayıpları, günahları) yapan, yaptıklarını açıklayan ve genel ahlakımıza, geleneğimize meydan okuyan reziller hiçbir sosyal itibar kaybına uğramıyor, hatta bazı durumlarda biraz itibar (!) da kazanıyorlar. İşte bu durum bir toplumda ahlak erozyonunun yalnızca ilk belirtileri değil, düpedüz ve kâmil mânâda resmidir.
Toplumumuzda yaygın hale gelen ve tepki görmeyen rezillik, ahlaksızlık, edepsizlik, günahkârlık, değerlere baş kaldırma örnekleri saymakla bitmez, ancak başta gelenlerini zina, açık-saçıklık, rüşvet, pislik, gözaçıklık yaparak başkalarının hakkını çiğneme, alkollü içki ve uyuşturucu alma, gasıp, üçkağıtçılık, yalan, iftira şeklinde sıralamak mümkündür. Bizim inancımıza ve geleneğimize göre bu rezillikler toplumun gözü önünde işlenir veya işlendiği söylenirse bunlara karşı çıkılır, uygun araçlar kullanılarak engellenir ve ıslah edilir, her halükârda aleniyete (gözler önünde yapılmasına ve söylenmesine) izin verilmez. Açıkta günah işleyen, ayıp yapan, ahlak ve edep dışına çıkan kimseler kınanır, sosyal itibarlarını kaybeder, birçok haktan mahrum hale gelirler. Tekrar itibar kazanmaları tevbe etmelerine, pişman olmalarına, kendilerini düzeltmelerine (ıslah-ı nefs etmelerine) bağlıdır.
Ben inancına ve geleneğine bağlı (bunlara anayasalardan, uluslararası andlaşmalardan, çağdaş uzlaşı ve ilkelerden daha fazla ve öncelikle bağlı) bir insan olarak buradan, ülkemde -toplum çoğunluğunun inancına, değerlerine, ahlakına göre- ayıp ve günah olan şeyleri açıkça yapan ve söyleyenleri kınıyorum, bunların mevkileri ve sıfatları ne olursa olsun nazarımda düşük ve küçük (ayıplı ve günahkâr) olduklarını ilan ediyorum. Hakları ve özgürlükleri kısıtlayan maddeler (ilkeler) içinde yer alan "genel ahlak" ilkesinin doğru yorumlanmasını ve bu yorumlamaya dayanarak aklı başında herkesin benim kınamama ve tavrıma katılmasını bekliyorum.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: