HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |


İnsanın Kötüsü
"Andolsun ki, biz insanı ruh ve bedence mükemmel yarattık, sonra da aşağıların en aşağısına indirdik; iman edenler ve salih amel işleyenler (iyi ve iyilik yapanlar) müstesna..."
Bu mealin metni olan ayetler Al
lah buyruğudur. Yine Allah buyruğuna göre O, insanı yaratıp yeryüzüne halife kılmak istediğini meleklerine bildirince onlar "Biz seni hamd ile tesbih ederken, takdis edip dururken yeryüzünde fesat çıkaracak ve kan dökecek olan insanı oraya halife mi kılacaksın?" diyerek hayretlerini bildirmiş, bu iradenin hikmetini anlamak istemişlerdi. Yüce Yaratıcı da "Şüphe yok ki, ben sizin bilmediklerinizi bilirim" dedi ve insanların kötüleri (fesatçı ve kan dökücüleri) olduğu gibi iyilerinin de olacağına ve "bahçevanın, bir gül için bin hâre su verebileceğine" işaret buyurdu. Kainat insanlar için, insanlar da kâmil insan için yaratılmışlardır. Her insan kâmil insan ve eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en şereflisi) değildir, fakat her insanda böyle olmak istidadı vardır. İnsan bu istidadı taşıdığı ve kâmil insan olmaya namzet olduğu için değerlidir; ancak bu kuvve halindeki değerini zayi eder, fiil halinde nefsin ve şeytanın peşine düşerse, imansızlık ve isyan yolunu seçerse kendini de zayi etmiş ve aşağıların aşağısına yuvarlanır. Bu bilgilerde ve hükümde İslâm filozofları, mutasavvıfları, kelâmcıları ve fıkıhçıları arasında görüş birliği vardır. Eğer bir kimseden farklı bir ses çıkar, söz nakledilirse o kişi -islâmî değerlere göre- ya sapıktır, yahut da sarhoştur; bu sarhoşluk ister içkiden olsun, ister ilâhî aşktan olsun -zahiri itibariyle- muteber olmaması bakımından sonuç değişmez.
Durum böyle iken "Yaratandan dolayı nasıl olursa olsun yaratılanı hoş görmek"; imanı, ahlâkı, ameli, eseri ne olursa olsun bütün insanları bir bilmek, bir görmek, eşit saygı, sevgi ve değere layık telakki etmek İslâma göre batıldır, yanlıştır, Yüce Yaratıcının buyruğuna ve hükmüne aykırıdır. Sayısız ayet ve hadisi, söyleyenin haline ve maksadına göre birçok mânâsı olabilen sözlere göre yorumlamak, eğip bükmek, yanlış hükümler çıkarmak yerine -yapılması gereken- kim olursa olsun kulun söylediğini, Allah'ın buyurduğunun ışığı altında değerlendirmek, bu sözleri o buyruğun çerçevesine sokarak anlamaktır.
Her insan -fiil halinde- iyi değildir, sevgi ve saygıya layık değildir. İnsanın iyisi ve kötüsü vardır, kötüler irşad ve ıslâha muhtaçtır. Bunun böyle olduğuna İllâ ki Ahmed Yesevî'den, Yunus'tan, Mevlâna'dan tasdik isteniyorsa onları da zikretmek mümkündür.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Makale | Sonraki Makale | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: