HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler | Kelime İndeksi |


Berat, ölüm, hastalık ve imtihan

Berat kandili vesilesiyle bana gelen, biri isyan, diğeri bunalmışlığı ifade eden iki mektuba cevap vereceğim:

Soru veya isyan:

Bugün Berat Kandili imiş. Gazetelerden öğrendim. 'Berat' kelimesi benim için bir anlam taşımıyor, ama 'Beraat' kelimesi taşıyor; suçsuzluğumun ispatı. Peki, ben o güne kadar niye suçlu idim? Yaratan beni neden suç işleyebileceğim şekilde yarattı? Kim ne derse desin bilen suç işlemez/hata etmez. Benim bilgimi niye eksik verdi? Bağışlamanın bir anlamı da vermek/hediye etmektir, bana bağışladığı "hayat"ın içine niye "ölüm" koydu? Ben bir insana hastalık vermek istemem, onun da vermek isteyeceğine inanmıyorum. Kabul görmeyecek hediye verilmez, ayıptır. Burada bir hata var. Beni 'herşeyi bilen, 'kadir-i mutlak' yaratmış olamaz.

Cevap:

1. Mantığınız tutarlı, bilginiz yeterli değil. İlgili kitapları okuyarak, bilenlerle konuşarak öğrenebileceğiniz hususları, ihmal, şartlanmışlık ve belli alanlara kapalılık yüzünden öğrenmemişsiniz. Bunun da kusur ve sorumluluğu size aittir.
Beraat -ki beratla aynı manadadır- suç ve günahtan, bunların yükünden ve cezasından kurtulmayı ifade eder. Berat gecesi bir bağışlama gecesidir, ancak bunun manası, "o güne kadar herkes günahkâr idi, o gün/gece bağışlandı" demek değildir. Günahı olan ve olmayan vardır, bağışlanan ve bağışlanmayan vardır; ama hepsi bir denge, bir hikmet, bir adalet çerçevesinde olur.

2. Doğru, iyi ve uygun olanı bilmek, yanlış ve kötüyü yapmaya engel değildir. Bakın, kötülük yapanların çoğu bunu bilerek yapıyorlar; çünkü aklın ve bilginin yanında nefis, şeytan, güdüler, heyecanlar, duygular, hazlar, ihtiraslar...vardır ve bunların da olması -insanlığı gerçekleştirmek için- gereklidir.

3. Allah eksik bilgi ile yaratmadı, bilgiyi edinme kabiliyetleri ile donatarak yarattı, donanımın yeterli olmadığı konularda insanları aydınlatmak ve bilgilendirmek için kitaplar, peygamberler gönderdi, gerisi yaratılana aittir. Kur'an'ın ifadesiyle "aklını doğru kullananlar için hak ile batılı ayırmak mümkün hale getirilmiştir. İman yerine inkarı, iyilik yerine kötülüğü, adalet yerine zulmü tercih edenler kendi dizlerini dövsünler; çünkü tercih kendilerine aittir, hür iradeleriyle gerçekleşmiştir.

4. Allah dünyayı bir imtihan yeri olarak yarattı, insana değer verdi, akıl ve iradesini kullanarak cenneti elde etmesini istedi, bunun için peygamber ve kitap göndererek yardım etti, cenneti iradeye dayalı fiillerle elde etmek, doğrudan bağışlama yoluyla elde etmekten daha değerli ve şereflidir. Allah'ın, mesela melekler gibi, iradesi ile kötülük yapamayan, hep ibadet eden ve hep O'na yakın olan yaratıkları da var.

5. Ölümü yarattı; çünkü dünyayı geçici kıldı, ebedi âleme göçmek için bu dünyadan ayrılmak gerekiyor. Dünya hayatının ve ölümün gerçek manalarını bilenler; Mevlânâlar, Yunuslar, ölümü bir felaket, bir yok oluş değil, bir vuslat gecesi, bir düğün, Büyük Dost'a giden bir kutlu yolculuk olarak karşılamaktadırlar.

6. Hastalık da bir imtihandır. Allah'ın koyduğu kanun ve kurallara göre ölümün hastalık, kaza vb. bir sebebi vardır; sebepsiz ölüm olmaz.



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler | Kelime İndeksi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: