HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


Aile
8. Aile ilişkileri bakımından üç anlayış ve uygulamayı birbirinden ayırmak gerekiyor: Teorik İslâm, geleneksel hayatımız ve modern dünya.
Kitapta (Kur'ân'da, hadîslerde) anlatılan, Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından örneklendirilen aile kuruluş ve ilişkileri hem fıtrata (insanın yaratılışına ve var oluş amacına) uygundur, hem de topluma yeni katılan bireylerin amaca uygun, sağlıklı bir şekilde sosyalleşmesine elverişlidir. Aile, aksine bir zarûret bulunmadıkça karı koca ve çocuklarından oluşur. Karı ve kocanın ana babaları varsa bunların ayrı evlerde oturmaları ve orada bakılmaları gerekebilir. Erkek çocuklar büyüyüp evlenince ayrı ev açarlar, kızlar da kocaya giderler. Aile reisi babadır; babanın reisliği bir düzenleyicilikten, aile düzenini koruma sorumluluğundan ibarettir. Reisin yetkilerini ve ödevlerini bir yandan Kitap (hukuk, kanun), diğer yandan örf ve âdet sınırlayıp belirlemektedir. Müminlerin diğer işlerinde olduğu gibi aile yönetiminde de reis, aile fertleriyle danışma yapacaktır. Aile fertleri arasında sevgi, saygı, şefkât, dayanışma, adâlet ve paylaşma esasları hâkimdir. Bu sosyal ve ahlâkî esaslar yalnızca dar aile içinde değil, halka halka genişleyen büyük aile içinde de geçerlidir.
Geleneksel İslâm aile düzenini yalnızca kitaptaki İslâm belirlememiş, hem eski kültürlerden ham de komşu kültürlerden taşınan birçok unsur devreye girmiştir. Genellikle sıkı bir babaerkillik, sınırsıza yakın bir erkek hâkimiyeti, evin içinde veya ailenin işinde bulunan, buralarda çalışan, itâatkâr, tâbî bir kadınlık sözkonusudur. Aile kuruluken de bozulurken de kadına sorulmaz, sorulsa bile irâdesi geçerli olmaz, son söz aile büyüğü erkeğe aittir.
Modernleşmiş aileler nerede ise bir karı bir kocadan oluşacak kadar daralmıştır. Çocuklar ilk fırsatta bağımsızlıklarını ilân etmekte, imkân bulurlarsa evden da ayrılmaktadırlar. Aile fertleri arasındaki ilişki ne kadar mümkünse o kadar özgürlüğe dayanmaktadır. Çocuk terbiyesi daha ziyade beden ve rûh (psikolojik) gelişmesine, maddî istikbâl teminine yöneliktir, ahlâk, din ve tefekkür eğitimi unutulmuş gibidir.
Kimliklerinde İslâm ağır basan aileler kentli iseler, her üç aile tarzından da izler taşımakta, bir mânâda kozmopolit bir yapı kazanmış bulunmaktadırlar. Altı kaval üstü şişhane kabîlinden manzaralar mebzuldür. Birden fazla kadınla evlenmek, kadına itâat baskısı yapmak istediklerinde şerîatı hatırlayan babalar, diğer sorumluluk ve yükümleri sözkonusu olduğunda yan çizmektedirler. Namazda, oruçta, hacda, umrede takvâyı oynayanlar, kendilerine ve çocuklarına eş, okul ve eğitim tarzı seçerken moderne yönelmektedirler. Köylülerde geleneksel aile tipinin izleri daha göze çarpar durumda olmakla beraber, medyanın etkisi dağları aşmakta, ücra köşelere ulaşmaktadır.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: