HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


YÖK'nun Kötüye Kullandığı Geniş Yetkileri
YÖK, üniversiteler arasında denge ve düzeni, ülkenin yüksek öğrenimle ilgili hedeflerinin gerçekleşmesini sağlamak üzere öngörülmüş bir üst kuruluş olması gerekirken, kendisine tanınan aşırı yetkiler ve daha da önemlisi bu yetkileri kullanış biçimi bakımından yüksen öğrenim için âdeta bir kâbus olmuştur. Üniversitelerin ve fakültelerin elleri kolları bağlıdır, kendilerine ait olması gereken birçok yetki YÖK'na verilmiştir, kurum yönetici, üniversiteler ise yönetilen birimlerdir.
YÖK ile ilgili mevzûât ile bunlara dayalı ve yetkiyi kötüye kullanmaya örnek teşkil eden birkaç uygulama iddiamızı isbata yeterli olacaktır:
1."Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler. Ancak bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faâliyette bulunma serbestliği vermez."
Alev Erkilet Başer'in, Ortadoğu'da Modernleşme ve İslâmî Hareketler isimli bilimsel çalışması yukarıdaki maddeye ters düşmediği halde görevine son verilmiştir.
Özgürlük ve demokrasi talebimizi dile getirdiğim konuşmalarımdan dolayı hakkımda soruşturma açılmıştır.
2. Üniversite ve fakülte açma ve kapatma konusundaki yetkisini kötüye kullanarak, meşrû ve hukukî bir sebep bulunmadığı halde Fatih Üniversitesi'nin kapatılması için düğmeye basmıştır.
3. "Yükseköğretim kurumları içinde bölüm, anabilim ve anasanat dalları ile uygulama ve araştırma merkezi açılması, birleştirilmesi veya kapatılması; konservatuvar, meslek yüksekokulu veya destek, hazırlık okulu veya birimleri kurulması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek öneriler üzerine karar vermek".
YÖK bu maddeye dayanarak İ. Ü. Edebiyat Fakültesi'ndeki "Türk-İslâm Düşünce Tarihi" anabilimini kaldırmaya teşebbüs etmiştir.
4. "Kanunun belirlediği usûl ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır."
Bu maddeye dayanarak rektör ve dekan atamalarında, ilgili üniversite ve fakültelerin seçim ve taleplerine değer verilmemiş; delikanlıya, istemediği halde görücü usûlüyle kız alan otoriter ana babalar gibi rektör ve dekan atama yoluna gidilmiştir. Değerli rektörler ve dekanlar görevden alınmış, istifaya zorlanmışlardır.
5. Fakültelere ve bölümlere alınacak öğrenci sayısı ile seçme ve kabûl esaslarını belirleme yetkisine dayanarak, İlâhiyât Fakültelerine alınacak öğrenci sayısını (özellikle öğretmenlik programında çok sayıda elemana ihtiyaç var iken) azaltma ve az tutma yoluna gitmiştir.
6. Yine aynı yetkiye dayanarak, meslek lisesi mezunlarının puanlarını düşük yüzde ile çarpma esasını kabûl etmiş bu yüzden, mevzûâta rağmen fırsat eşitliği ilkesini çiğnemiştir.
7. İlgili kanun üniversitelerde kılık kıyâfet serbesttir dediği halde, uygulamayı dinî inanca bağlı göstererek ve böylece baş örtmeyi laikliğe aykırı sayarak yasaklayıcı talimât yayımlamış, uygulamayanları soruşturma açmak ve cezâ vermekle tehdit etmiştir.
Üniversitelerde bilim ve düşünce üretilebilmesi için iki şeye ihtiyaç vardır: Finansman ve özgürlük. Bu iki ihtiyaç (ekmek-su ve hava) temin edilmedikçe üniversitelerden hayır gelmez. Bu YÖK böylece varlığını sürdürdüğü müddetçe de mâlî ve bilimsel özgürlük ve özerklik bahis konusu değildir.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: