HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


Ramazan (9)
Orucun Tutulmaması ve Bozulması

Ramazana ulaşan ve orucu tutmamak için yeterli/meşrû sebebi bulunmayan müslümanın oruç tutması farz, tutmaması ise haramdır. Mazeretsiz oruç tutmayan kimse önemli bir günah işlemiş, İslâm'ın beş şartından biri olan oruç ibâdetini terk etmiş olmaktadır; bunun âhirette cezâsının bulunduğunda şüphe yoktur, ancak niyet edip de bozmadığı için dünyadaki borcu ve cezâsı, tutmadığı sayıda orucu kazâ etmek; yani Ramazan dışında, oruç tutmanın câiz olduğu günlerde tutmaktır.
Zamanında oruca niyet edip başladıktan sonra mazeretsiz olarak orucunu bozan kimsenin de hem âhirette cezâsı, hem de dünyada borcu ve belki de âhiret cezâsını ortadan kaldıracak telâfi imkânı vardır. Bu borcun ne olduğu hususu bozma şekline bağlıdır. Normal şekilde cinsel ilişki yaparak oruç bozan kimseye keffâret gerektiği konusunda görüş birliği vardır. Gıda veya ilâç olacak bir şeyi yemek ve içmek sûretiyle orucunu bozan kimseye ise keffâretin gerekli olup olmadığı tartışmalıdır.
Hz. Peygamber'e (s.a.v.) birisi gelip şöyle dedi:
- Mahvoldum, ey Allah'ın elçisi!
- Seni mahveden şey nedir, ne oldu?
- Ramazanın gündüzünde eşimle cinsel ilişkide bulundum.
- Bir köle azat edebilir misin?
- Hayır.
- Kesintisiz olarak iki ay oruç tutabilir misin?
- Hayır.
- Altmış fakiri doyurabilir misin?
- Hayır.
Bu konuşmanın üzerinden kısa bir müddet geçtikten sonra Peygamberimize (s.a.v.) bir kap dolusu hurma getirdiler. Muhatâbına , "Bunu götür, yoksullara dağıt" dedi. Adam: "Yemin ederim ki şu Medine'de benden yoksul, buna benim ailemden daha muhtaç bir kimse yoktur" dedi. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), dip dişleri görülecek kadar güldükten sonra, "Al götür, ailene yedir, bozduğun orucun yerine de bir gün oruç tut" buyurdu.
Bu olayı dayanak olarak alan fıkıhçıların çoğu, cinsel ilişki dışında kalan oruç bozmalarda keffâret (Peygamberimizin soru sahibine sıraladığı telâfi yolları; yani sırayla hangisine gücü yeterse "köle azat etmek, altmış gün oruç tutmak, altmış yoksulu bir gün doyurmak) gerekmez demişlerdir. Hanefîlere göre kasten yeyip içerek oruç bozanlara da kazâ yanında keffâret gerekir.
Hayız ve lohusalık sebebiyle oruç tutamayan hanımlarla tam anlamıyla yeme, içme ve cinsel temas sayılmayan bir şekilde oruç bozanlara yalnızca gününe gün kazâ gerekmektedir.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: