HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Soru | Sonraki Soru | Bütün Sorular | Bütün Konular |

Soru-(186) Dindar müslümanlar hakimlik ya da savcılık yapmalıdırlar mı?

Soru:
Biz hukuk eğitimi almakta olan bir grup arkadaşız, aramızda hakim olmak isteyen arkadaşlar var, ancak kafamızda bizi meşgul eden bir takım sorular var yardımcı olursanız çok sevineceğiz
1- Dindar müslümanlar hakimlik ya da savcılık yapmalıdırlar mı? İslam miras ve ceza hukuku ile şu anda yürürlükte olan miras ve ceza hukuku arasında fark vardır. Karar verirken nasıl davranmalıyız?
2- Tazminat davaları sonucunda kanunî ya da reeskont faizi talebi karşısında ne yapmalıyız?

Cevap:
Bu konu üzerinde konuşulurken "olmaz, câiz değildir" diyenlerin dayandıkları en önemli delil Mâide sûresinin 44, 45, 47 ve 48 numaralı âyetleridir. Bu âyetlerde Allah Teâlâ peygamberleri vasıtasıyla gönderdiği kitaplarla hükmedilmesini (her ümmetin kitab ile amel etmesini), bu kitaplarda yer alan emir, yasak ve irşadların hayata uygulanmasını, bunlara aykırı olan kanun ve kurallara uyulmamasını istemektedir. İslam geldikten sonra daha önce gönderilmiş kitaplara tabi olan ümmetlerin de (mesela Tevrat ve İncil'e inananların da) doğru ve yeterli bir şekilde bilgi elde ettikleri takdirde Kur'an'a uymaları, Kur'an bilgisine ulaşamamış veya ulaştıkları halde inanmamış iseler ellerindeki kitaplarda bulabildikleri sahih ilahi hükümlerle amel etmeleri gerekmektedir. Ancak bu âyetlerde geçen "Allah'ın vahyettiği, indirdiği ile hükmetmek"ten maksat yalnızca mahkemede hakimin hükmetmesi değil, bütün müminlerin hayatlarında vahyi uygulamaları; daha yaygın bir ifade ile vahiy ile amel etmeleridir. Bu sebeple hakimin bir dâvada vahye aykırı bir karar vermesi ile sıradan bir müminin yine vahye aykırı olan bir kanun veya kararı uygulaması arasında bir fark yoktur.
Laik bir ülkede yaşayan ve vahye aykırı bir takım kanun ve kuralların da cebrî olarak uygulandığı bir ülkede yaşayan müminler, elbette mecbur kalmadıkça İslam'a aykırı kuralları uygulamayacaklardır. Mecbur kaldıkları durumlarda ise İslam'ın kurallarını terkettikleri, başkalarını bunların yerine koyduklar için değil, mecbur kaldıklar için uygulayacaklardır. Burada mecbur kalmaktan maksat, uygulamadıkları takdirde zarara uğramak, sıkıntıya düşmek, başka inanç ve hayat tarzı sahipleri karşısında zayıf düşmek, zaman içinde erimek, bozulmak, yok olmaktır. Elbette İslam'a aykırı hükümlerin -mecburiyet yüzünden de olsa- devamlı uygulanması, zaman içinde bunların benimsenmesine ve bu manada islâmî yönden "bozulmaya" sebep olabilir; bunun için de eğitim alanında tedbirler almak gerekir.
Laik ülkelerde yaşayan müminler, vahye aykırı hükümleri uygulamaya mecbur kalmayalım diye bir kenara çekilebilirler mi? Çekilirlerse bu ilâhî/dînî maksada uygun düşer mi? Benim tecrübeme ve değerlendirmeme göre hem böyle bir ülkelerde yaşamak hem de hiç mecbur kalmamak mümkün değildir. "Mecbur kalmayı asgarîye indirmek" hep akılda ve uygulamada tutulacak bir husus olmakla beraber burada da dikkat edilecek şey "kenarda kalmanın İslam'ın geleceği bakımından getirisi ve götürüsüdür".
Laik demokratik yönetimlere düşen bir vazifeyi de burada hatırlatmak gerekiyor: Kanunlar hazırlanırken, kararlar alınırken -bir din referans olarak alınmıyorsa bile- farklı inanç sahiplerinin ikilem karşısında kalmalarına, ortak bir kamu hayat yaşanırken farklılıklara da hayat hak tanıyacak imkanlar verilmesine dikkat edilmelidir.
Alacağın geç tahsil edilmesi sebebiyle enflasyon farkını almak caizdir, borçlu bunu da ödemeye mecburdur. Enflasyon farkını geçen gecikme bedelleri faiz olur, onu da alıp yoksullara vermek gerekir.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Soru | Sonraki Soru | Bütün Sorular | Bütün Konular |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: