HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Almanya tezkiye ediyor Mısır asıyor

Mısır’da başsavcı Hişam Berekât’a yapılan suikast sebebiyle çoğu İhvan’dan olan 28 kişi tutuklanmış ve mahkemeye sevk edilmişti. Vaktiyle şehid Seyyid Kutub’un da kapatılıp işkence edildiği meşhur Tura hapishanesinde çoğu genç olan bu kişilere çeşitli işkenceler yapıldı ve dokuzunun idamına hükmedildi. Sisi yönetimindeki Mısır’da muhakemenin (yargılamanın) nasıl yapıldığını haksız yere ceza evlerinde işkenceye ve muhakemeye tabi tutulan İhvan mensuplarından biliyoruz. İşte aynı hukuksuzluk çerçevesinde sözde muhakeme edilip idama mahkum edilenlerden dokuz gencin, dün itibariyle ceza evinden alınıp idam öncesi muayeneleri için hastahaneye sevk edildikleri anlaşılmaktadır. Bu zulme muttali olanlar ulaşabildikleri bütün uluslararası hak ve hukuk kurumlarına “acil yardım” çağrısı yapıyorlar; bu masum insan kıyımının durdurulması için Mısır yetkilileri nezdinde girişimler yapılmasını diliyorlar.

Bu haber bana ulaştığı gün bir başka haber daha ulaştı. Bu ikinci haber de Almanya’dan. Özeti şöyle:

Almanya parlamentosundaki İslam ve yabancı düşmanı muhalif partilerin Müslüman Kardeşler (İhvan) ile ilgili soruları üzerine İçişleri Bakanlığı şu açıklamayı yapıyor:

Müslüman Kardeşler en eski siyasi ve sosyal bir örgüttür, İslam dünyasında siyasi ve sosyal hayatta en etkili, halkçı ve halkın taleplerine en uygun cevap veren örgüttür. Bu örgütün hedefi, Kur’an’a ve Hz. Peygamber’in sünnetine dayanan örnek bir toplum inşa etmektir. Bazı İslam ülkelerinde İhvan’ın tasfiye edilmesi ve yasaklanmasının sebebi, halkın hürriyet ve iktisadi refah merkezli taleplerini karşılamada gösterdikleri başarı sebebiyle hakka, hürriyete ve çok partili siyasete müsamaha etmeyen totaliter yöneticilere rakip olmaları yüzündendir. “Almanya İslam Topluluğu” İhvan’a en yakın oluşumdur ve bunlar, İslam ile ilgili konularda insan hakları siyasi ve sosyal enstitüleri ve Alman hükümetinin stratejik ortağıdır. Devlet Güvenlik Biriminin tahminine göre 1400 üyesi bulunan bu topluluk hem Almanya’da hem de Mısır ve Suriye gibi totaliter yönetimli İslam ülkelerinde insanları barışa çağırmakta ve şiddetten uzak durmaktadırlar.

Almanya İçişleri Bakanlığı İhvan hakkında bu açıklamayı yapıyor, Suudî Arabistan, Körfez Ülkeleri ve Mısır İhvan’ı terörist örgütler listesine alıyor, mensuplarını yakalayıp işkence ve idam ediyor. Aynı ülkeler Türkiye’ye karşı da ortak bir cephe oluşturmuş, İsrail ile de işbirliği yaparak ülkemizin başına çorap örmenin peşine düşmüşlerdir. Suudi Arabistan’ı fiilen idare eden MBS para ile şahısları ve bazı yoksul devletleri satın alarak yoluna devam ediyor, cinayet, gasp ve zulümlerini örtmeye, unutturmaya çalışıyor. Arkasında ABD ve İsrail var. BAE de en hararetli yardımcısı.

İslamcıların en büyük idealleri dünya İslam birliğidir. Bu uğurda büyük çabalar harcanmış, bir kütüphaneyi dolduracak kadar kitap ve makale yazılmıştır. Osmanlı’da Yavuz Sultan Selim’den sonra bu siyaseti benimseyip önemli adımlar atan padişah Sultan Abdülhamid olmuştur. Daha yakın zamanlarda Suudi Arabistan’ın müstesna kralı Faysal da İslam birliği davasına gönül verenlerden idi. Hem Abdülhamid’e hem de Faysal’a yapılanlar bu davadan, İslam düşmanlarının ne kadar korktuklarını ortaya çıkarıyor. Bugün maruz kaldığımız parçalanma, dağınıklık, düşmanı koyup birbirimizle savaşma belalarının arkasında da bu korku ve düşmanlığın bulunduğunda şüphe yoktur.

Benzer durumlar yalnızca bizim zamanımızda olmuyor. Bakın Fuzuli ne diyor:

“Dost bîvefâ, felek bîrahm, devran bîsükûn
Dert çok, hemdert yok, düşman kavi, talih zebun.”

Yine Fuzûlî, Kanuni’nin kendisine bağladığı maaşını alamayınca, bürokrasiyi, rüşvetçiliği ve yozlaşmayı yeren kâfiyeli nesir tarzında Şikâyet-nâme’yi yazmıştır. Özellikle “Selâm verdim rüşvet değildir deyü almadılar” sözü mektubun hala dillerde dolaşan meşhur cümlesidir.

Şu halde güçlü düşmanın oyunları olsun, içerideki ahlaki çürüme olsun geçmiş zamanlarda da vardı. Ümmet bu hendikapları da aşarak bugünlere geldi. “Kaliteli az, sıradan çoğa galip gelir” düsturunca bir avuç “hakperestler” de kalsa mücadeleye devam edilecektir.

Ümitsizliğe düşmeyelim ve Akif’in beytini hatırlayalım:

Allah’a dayan, sa’ye sarıl hikmete râm ol
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.

Not: Bu yazıyı yazdıktan sonra dün (Çarşamba) saat sabah altı ile dokuz buçuk arasında dokuz gencin idam edildiğini büyük bir üzüntü içinde öğrendim. Allah rahmet eylesin!

21.02.2019



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: