HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Ziraat Katılım Bankası hayırlı olsun

İlgililerin açıklamalarına göre 29 Mayıs'ta açılışı yapılacak olan Ziraat Katılım Bankası'nın sermayesi 300 milyon dolar karşılığı TL olarak Hazine'den alındı, bu sene 20 şube açılacak; hayırlı ve bereketli olsun!

Ziraat Bankası, geçen yılın Ekim ayında BDDK'dan izinleri almış olup katılım bankacılığı modelini uygulayacak olan ilk kamu bankası olma özelliğini taşımaktadır.

Gazetemizin yazarlarından Sayın Ünsal Ban'ın dünkü köşe yazısında ifade ettiği gibi “tüm dünyayı etkisi altına alan finansal kriz, bir yandan çıkış noktası olan bankacılık sektörüne ilişkin algılamaların tamamen değişmesine neden olurken, diğer yandan da sektör açısından yeni arayışlar içine girilmesini sağlıyordu. Bu arayış sürecinde ise nüfusu Müslüman olan ülkelerde yaygın olarak kullanılan katılım bankacılığı modeli ön plana çıkıyordu. 2007'de yaşanan mortgage krizi sonrasında yapılan çalışmalar (Pappas v.d., 2012; Cihak ve Hesse, 2010; Beck v.d., 2012), finansal krizlere karşı katılım bankacılığının konvansiyonel bankacılığa kıyasla daha dirençli bir yapıda olduğunu ortaya koyuyor. Aynı şekilde, katılım bankacılığında sahip olunan finansal araçların temelinin daha sağlam ve güvenilir olduğu da çalışmaların ortak bulgusu olarak karşımıza çıkıyor.”

Bugün ülkemizde 990 şubesi ve 17 bin çalışanı ile faaliyet gösteren dört katılım bankası var. Bunlara yakın gelecekte, Ziraat Katılım, Halkbank ve Vakıfbank'ın da eklenmesiyle banka sayısı 7'ye yükselecek.

Faizin haram olduğuna ve dinin haram kıldığı bir şeyin bazı faydalı yanları bulunsa bile genel olarak zararlı ve hayırsız olacağına iman eden müminlere göre günümüzde gerekli bulunan bankacılık faaliyetlerini faizsiz ve islâmî kurallara uygun olarak ifa edecek olan kuruluşlara ihtiyaç vardı. Aynı inanç ve gerekçelerle ticari-primli sigorta faaliyetlerine alternatif olarak karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma (tekâfül) esasına dayanan sigorta kuruluşlarını gerçekleştirmek de zorunlu idi. Ülkemizde 1985 yılından itibaren katılım bankaları (faizsiz, İslam bankaları) kuruldu, son bir iki yıldan beri de tekâfül esasına dayalı sigorta kuruluşları gerçekleşme yolunda. Bu gelişmelerde halkın şuurlu desteği yanında siyasi iradenin de şükranla anılması gereken katkıları olmuştur.

Bu dine ve inanca dayalı gerekçe yanında ülkenin ve halkın menfaati bakımından da faizsiz bankaların yeri ve önemini yine Ban'ın yazısından özetleyelim:

“Katılım bankacılığının yaygınlaşması, sermaye piyasaları açısından yenilikçiliğin önünü açacak.
Faizsiz iş modeli, ortaklığa dayalı yatırım kollarının gelişmesini sağlayacak.
Süreç içerisinde yapının genişlemesiyle, finansal aracılık mekanizmasının işlevselliği artacak ve bu durum potansiyel ekonomik büyüme düzeyi üzerinde olumlu etki meydana getirecek.
Ortaklığa dayalı yeni finansman seçeneklerinin sermaye piyasalarına varlık kiralama şirketleri üzerinden yeni enstrümanların sağlanması da mümkün kılınacak.
Böylece faiz konusunda hassas daha geniş toplum kesimlerine hitap edilebilecek ve ülkemizdeki girişimcilerin fon toplama potansiyeli daha da yükselecek.”

28.05.2015



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: