HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Böyle hilafet ve böyle İslam devleti olmaz

Yazının başlığını IŞİD'i ve benzerlerini kastederek atmış bulunuyorum.

Bugün ümmet (İslam dünyası) altmıştan fazla devlete bölünmüştür ve bu devletlerin bir kısmı diğeri ile savaşmaktadır. Hal böyle iken herhangi bir İslam devleti veya bu topraklarda örgütlenmiş bir yapı hilafet ilan ederse, bir kişiye halife der ve diğer ülkelerdeki Müslümanların bu kişiye bey'at etmelerini (onu halife olarak kabul edip itaat yemini etmelerini) isterse ne olur?

Ne olacak?

Mevcut tefrikaya, bölünmeye, parçalanmaya, çatışma sebeplerine biri daha eklenmiş olur.

Peki olması gereken, meşru ve uygun olan nedir?

Maddeler halinde yazmaya çalışayım:

1. Bütün ümmetin itaat etmesi, bağlanması, emrine girmesi gereken halifenin seçimi mevcut şartlarda öncelikli değildir. Önce ülkelerin âkıl ve âlim kişileri gerektiği kadar toplantılar yapmalı, İslam'ın ittifaklı temel ilkelerini rehber edinerek müzakereler ve danışmalar sonunda İslam dünyasının temel problemlerini, bunların sebeplerini ve çözüm yollarını ortaya koymalıdırlar.

2. Bu çözüm yollarından biri olarak ülkelerin halkları arasında, âkıl ve âlimlerinin öncülüğünde kardeşçe ilişkiler başlatılmalıdır.

3. Mevcut yönetim şekilleri farklı olduğu gibi yöneticilerin makam ve mevkilerini bırakma niyetleri de yoktur. Bu yüzden ortaya çıkacak yan çizmeler, direnişler ve bozgunculuklar olabilecektir. Bunları daha baştan engelleyecek tedbirler üzerinde düşünülmeli ve ümmetin yeniden oluşumuna (ihya veya inşasına) giden yolda ilk şart, ülkelerin rejim ve yöneticilerini değiştirmek olmamalıdır.

4. Mevcut yönetim şekillerine ve yöneticilere dokunmadan (işe buradan başlamadan) yapılacak çok şey vardır. Önceliklere titizlikle riayet edilmelidir.

5. Belli bir ilerleme sağlandıktan ve bir ortak güç (otorite) oluştuktan sonra İslâmî bakımdan meşru olmayan hususlarda ısrar edenleri önce ıslaha çalışılmalı, bu mümkün olmadığında yola ve yolculuğa zarar vermeyecek şekilde ortak eylemlerle tasfiye cihetine gidilmelidir.

6. Âlimler birliği (bir manada ülü'l-emr, ehlü'l-halli ve'l-akd) İslam dünyasının birlik şeklini belirledikten sonra bu birliğe başkanlık edecek şahsı (bu manada halifeyi) belirlemeye sıra gelecektir.

7. Halifenin mutlaka bir devletten, bir ırktan, bir coğrafyadan… olması gerekmediği gibi şartlar zorluyorsa dönüşümlü olması da mümkündür. Diyelim ki bir "İslam Birliği" kuruldu, bu birliğe bütün İslam ülkeleri üye oldular, bazı konularda ülkeler yetkili, bazı konularda da Birlik yetkili oldu. Bu takdirde Birlik, belli bir süre için bir ülkenin başkanını veya başka bir uygun şahsı seçer, süre sonunda Birlik anlaşırsa aynı şahıs başkanlığa devam eder, anlaşamazsa önceden belirlenmiş kurala göre başkası başkan olur.

8. Başkanın yardımcıları ve danışma kurulu farklı ülkelerden ve en uygun adaylar arasından seçilir.

Tabii bu yazdıklarım benim düşüncemdir; tartışmaya veya ikmale açıktır. Olmaması gereken ise bir yerde birileri çıkıp kendilerini Halife, Mehdî, Mesih ilan etmesi, ümmeti bağlanmaya davet etmesi, kabul etmeyenlere savaş ilan etmesi, Müslüman ve gayr-i müslim masum (kanı ve canı haram) olan insanları katletmesi ve bunu da İslam adına yapmasıdır.

Bugün İslam'a bundan daha büyük zararı verecek bir düşman ve düşmanlık yoktur.

10.08.2014



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: