HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Dindar gençlik yetiştirmek

Yüzde yüze yakını Müslüman olan bir halkın çocuklarını da dindar (Müslüman) olarak yetiştirmeyi istemesi normal, aksi anormaldir.

İnsan hakları belgeleri ve milli hukuk, ana babalara, çocuklarını kendi inanç ve dünya görüşleri çerçevesinde yetiştirme ve eğitme hakkı vermiştir.

Laik devlet bütün dinlere ve inançlara eşit mesafede durmak durumunda olsa bile halkın İslam din eğitimi talebi ağır basınca, kahir çoğunluğun isteği olunca kullanılan imkanların eşit olması mümkün olmaz. Mesela TC. okullarında çocuklarını dinsiz veya İslam'dan başka bir dinde yetiştirmek isteyen vatandaş sayısı devede kulak kabilinden olacağı için onlara mahsus sınıflar ve öğretmenler ortada görünmez.

Bu durumda devleti yönetenlerin "dindar gençlik yetiştirmek" ten söz etmesi, veya bunu istemesi, İslam din dersi için imkanlar hazırlayıp sunması halkın çoğunluğunun isteğini dile getirmekten ve karşılamaktan ibaret olur.

Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı ve 12 Mart 1921 tarihinde TBMM tarafından milli marş olarak kabul edilen istiklal marşımızın bir kıt'ası şöyledir:

Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli:
Değmesin ma'bedimin göğsüne na-mahrem eli;
Bu ezanlar - ki şehadetleri dinin temeli -
Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli

Bu kıt'ayı kabul eden meclis iki önemli karara imza atmış oluyor:
1. Ma'bedimin göğsüne namahrem eli değmesin
2. İslam dini ebedi olarak yurdumuzda yaşasın ve sembol cümlesi (kelime-i şehadet) minarelerden devamlı ilan edilsin.

"Mâbedimin göğsüne na-mahrem elinin değmemesi" talebinde ülkeyi yabancı bir kültürün ve uygarlığın istiyla etmemesi iradesi de vardır.

Şu halde dindar (Müslüman) nesiller yetiştirmek Cumhuriyetin ilk meclisinin kabul ettiği ve bu millete miras olarak bıraktığı bir ülküdür de.

Ve şu halde onuncu yıl marşının iddiası ve gösterdiği hedef kurucu iradeye aykırıdır.

O şiiri yazan şairler (F. Nafiz Çamlıbel - B. Kemal Çağlar) ne diyordu:
Çıktık açık alınla on yılda her savaştan,
On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan;
...
Türk'üz, bütün başlardan üstün olan başlarız;
Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız.
...
Örnektir uluslara açtığımız yeni iz;
İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz.
Uyduk görüşte bilgi, gidişte ülküye biz;
Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz.

Gelecek yazıda bu şiirin tutarsızlığını ve sözünü ettiğim "milli ülküye" aykırılığını açıklamaya çalışacağım

01.08.2014



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: