HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Batı neyi niçin destekler

Suriye'de kan gövdeyi götürürken Batı neyin pazarlığını yapmaktadır?

Belki iyi niyetli ama komplo teorilerine fazlaca meyilli bazı yazarlar, Ortadoğu'da birbiri ardından ortaya çıkan hareket, direniş ve değişim olayını ısrarla ABD ve Avrupa'nın bir planı, bir oyunu olarak değerlendiriyorlar. Yani bu hareketlerden ve değişimden önceki diktatör yöneticiler büyük oyuncuların oyuncağı olmuyor da "hak, hukuk, adalet, hürriyet, İslam" diye yola çıkan, meydanları dolduran ve bu uğurda en değerli varlıklarını feda eden halk alet oluyor veya oyuna geliyor!

Batı'nın ve özellikle İngiltere ve ABD'nin neyi niçin destekledikleri konusunda aydınlatıcı bir röportaj okumuştum; bilim ve düşünce adamı, ünlü muhalif Noam Chomsky bu röportajda şunları söylüyordu:

« ...Başlıca enerji üreten ülkeler hala, Batı destekli diktatörlüklerin sıkı kontrolü altındadır. Yani Arap Baharı'yla oluşan ilerleme sınırlıdır ancak önemsiz değildir. Batı kontrolündeki diktatörlük sistemi aşınmaktadır. Aslında bir müddettir bu aşınma devam etmektedir. Örneğin 50 yıl geriye gidecek olursanız ABD planlamacılarının temel endişesi olan enerji kaynakları büyük ölçüde millileştirilmişti. Sürekli bunu tersine çevirmek için çabalar vardı fakat başarılı olamadılar.
ABD'nin Irak işgalini ele alalım. Kendini adamış bir ideolog hariç herkes için Irak'ı demokrasi aşkımız için değil, dünyadaki ikinci ya da üçüncü büyük petrol kaynağı ve temel enerji üreten bölgenin ortasında olduğu için işgal ettiğimiz aşikardır.
Birleşik Devletler, Irak'ta Irak milliyetçiliği tarafından büyük ölçüde şiddet dışı direniş ile ciddi şekilde hezimete uğradı. Birleşik Devletler direnişçileri öldürebilir, fakat caddelerde gösteri yapan yarım milyon insanla baş edemez.
Siyasi İslam'a dair endişe ise herhangi bir bağımsız gelişmeyle ilgili endişeyle aynıdır. Herhangi bir bağımsız şey hakkında endişe etmelisiniz zira altınızı oyabilir. Aslında biraz da ironiktir çünkü geleneksel olarak Birleşik Devletler ve İngiltere, politik İslam'ı değil, radikal İslami köktenciliği, gerçek endişeleri olan laik milliyetçiliği engelleyecek bir erk olarak güçlü şekilde desteklemişlerdir.
Mesela Suudi Arabistan dünyadaki en aşırı köktenci, radikal İslamcı bir devlettir. Fakat ABD ve İngiliz politikasının kalesidir. Mısır'daki Cemal Abdülnasır'ın ve Irak'taki Abdülkerim Kasım'ın laik milliyetçilik tehdidine karşı sabit şekilde Suudileri desteklediler. Fakat siyasi İslam'dan haz etmiyorlar zira bağımsız hale gelebilir.
Demokrasi özlemimiz Joseph Stalin'in özgürlük, demokrasi ve dünyanın bağımsızlığıyla ilgili Rus vaatlerine dair konuşması seviyesindedir. Sovyet komiserlerinden ya da İranlı imamlardan duyduğunuzda güleceğiniz türden bir ifadedir, ancak Batılı mevkidaşlarından duyduğunuzda kibarca ya da hatta hayranlıkla baş salladığınız bir şeydir.
Eğer sicile bakarsanız demokrasi özlemi kötü bir şakadır. Belirli stratejik ve ekonomik çıkarlara uyuyorsa demokrasiyi desteklerler... »

Doğru söze ne denir!

28.03.2013



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: