HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Kira sertifikaları (2)

Bir önceki yazımda kira sertifikası uygulamasının Hanefî fıkıh kitaplarında ve Mecelle'de (madde. 118,119, 396-403) yer alan geri alma şartıyla satım (beyi bi'livefa) ve kiralama şartıyla aynı şekildeki satım (beyi bi'l-istiğlal) hükümlerine tâbi olduğunu ifade etmiştim. Bu muamele şekillerinin asırlardan beri tartışıldığını, caiz görenler yanında görmeyenlerin de bulunduğunu, fetvaya dayalı olarak geniş ölçüde uygulandığını biliyoruz. Durum bundan ibaret iken bazı sivri dilli, hakikati ve isabeti kendi tekelinde gören, farklı rey sahiplerine dil uzatan, hatta iftira eden bazı şahıslar kira sertifikalarının aleyhinde yazılar yazdılar, İslam ülkelerinde ve Türkiye'de bu işleme fetva verenlerin bunu para karşılığında yaptıklarını söylediler. Bunları okuyanların kafaları karışacağı için bazı açıklamalara ihtiyaç hasıl oldu.

Öncelikle şunu ifade edeyim: İslam'ın getirdiği kardeşlik, başkasını kendine tercih, yardımlaşma, Allah rızası için fedâkârlıkta bulunma ahlak ve erdemleri, elinde fazla malı ve parası bulunan müminlerin bunu, ihtiyacı olanlara -Allah rızasından başka bir karşılık beklemeden- bağışlamasını veya ödünç vermesini gerektirir; ancak bu gereklilik hukuki ve mecburi değildir; ahlakidir, vicdanidir, daha üst derecede bir dindarlıktan kaynaklanır. Hukuki ve mecburi olanı zekattır, mirastır, zaruret durumunda vergidir, zaruret miktarınca zorla almaktır.

Fıkıhçıların bazılarının caiz gördükleri geri alma ve kiralama şartıyla satım akdi eski uygulamada çok kere geçinmek, temel ihtiyacını karşılamak için mala ve paraya ihtiyacı olan kimselere uygulanıyordu; ihiyaç sahibi evini, dükanını, bineğini, alet ve edevatını geri alım şartıyla satıyor, sonra onu kiralıyor ve sıkıntı çekiyordu. Bugün uygulamaya konan kira sertifikaları temel ihtiyaçlarını karşılamak için malını satanlara uygulanmıyor; ticaret yapıp para kazanmak isteyenlere uygulanıyor. Malını satan bedelinden faydalanarak (ticaret, yatırım, üretim yaparak) para kazanıyor, onu alan ve kiraya veren de kira gelirinden yararlanıyor. Ayrıca kira sertifikalarının tek uygulama şekli malı satın alıp sonra satana kiraya verme şeklinde değildir; mesela zaten sertifika satan tarafından başkalarına kiraya verilmiş veya verilebilir mallara ait uygulama daha yaygındır.

İslam bankalarının, bazı islami ticaret kurum ve kuruluşlarının hem yurt dışında hem de ülkemizde dinî/şer'î danışmanları vardır. Yurt dışını bilmem, ama ülkemizde bu danışmanlar para karşılığında fetva verecek kadar dinsiz, ahlaksız, vicdansız kimseler olamaz; alanlarında ilelemiş, alandaşları tarafından takdir edilen, halkın da güvendiği kimselerdir. Aldıkları para ise -iftiracıların ağızlarını sulandıracak ölçüde- değildir; huzur hakkı, telif hakkı ölçüsünde mütevazı ücretlerdir.

Gelecek yazıda yurt dışında ve ülkemizde fetvaların nasıl oluştuğunu anlatacağım.

15.11.2012



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: