HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Bu felaketten kim sorumlu?

Olay Edirne'de. Eşi beş yıl önce ölen 67 yaşındaki Ü. D. yatağa bağlı felçli. İki kızı var, ama kızlarının çalışabilecekleri bir işleri yok. Kocasından kalan dul ve yetim aylığı ve komşuların yaptığı yardımlarla geçiniyorlar. Alınan yetim aylığı ihtiyaca kafi gelmediği için elektrik borçları birikiyor. Faizleriyle birlikte 600 lirayı bulan faturalarını ödeyemiyorlar. Geçen cuma günü elektrikleri kesiliyor. Mum yakarak aydınlanmaya çalışıyorlar ve mumu yanık bırakıp uykuya dalıyorlar. Sabahın erken saatlerinde kız kardeşler duman kokusuyla uyanıyorlar. Felçli annelerinin yattığı odanın kapısını açtıklarında ortalığı alevler sarıyor. Kızlar, birinci katta bulunan evden komşuların yardımıyla kurtuluyorlar. Beş katlı apartmanda mahsur kalan 10 kişi yangını söndürmeye gelen itfaiye tarafından kurtarılıyor, ama ne yazık ki, felçli anne yanarak can veriyor.

Evet, bu felaketin sorumluları kim?

Kimse kimsenin üzerine atarak vicdanını rahatlatma yolunu seçmesin; çünkü vicdan gibi vicdan böyle sahte mazeretlerle rahatlamaz!

Sorumluluk bu ailenin akrabasından başlıyor; yakından uzağa doğru bunlar sorumlu.

Hali vakti yerinde olduğu halde mübrem ihtiyaçlarını karşılamayan komşular sorumlu.

Hallerini tespit edip elinden geleni yapmayan muhtar sorumlu.

Muhtarın bağlı bulunduğu -kaymakama, valiye kadar- üst düzey görevliler sorumlu.

Dul ve yetim aylığı yetmiyorsa -temel ihtiyaçları karşılayacak kadar- gelir temin etmeyen, bunun yollarını ve imkanlarını hazırlamayan devlet ve toplum sorumlu.

Temel ihtiyaçlarını karşılayamayıp zorluğa düşen insanların ezilip büzülmeden başvuracakları, devletten maaş alır gibi haklarını alacakları yardım kuruluşlarını hazırlamayan sivil toplum sorumlu.

Bu durumların meydana gelmemesi, birilerinde ihtiyaçtan fazlası var iken birilerinin aç ve açık kalmaması için gerekli tedbirleri almak farz-ı kifayedir. Bunu topluluk adına birileri yeterli miktarda yaparsa diğerleri sorumluluktan kurtulurlar; eğer yapılmazsa bu ülkede yaşayan her Müslüman sorumlu olur.

Bu sorumluluk şuuru ve buna bağlı en geniş sınırda yardımlaşma araçları oluşmadıkça bu felaketleri ne dul ve yetim maaşı, ne de "aile sigortası" engelleyebilir.

Sahi aile sigortası demişken, yeni muhalefet liderinin yoksulluğa çare olarak sunduğu bu kuruma da -gelecek yazıda- bir bakalım.

28.05.2010



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: