HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Çifte Bayram Yarım Sevinç

Cuma günü müminlerin haftalık bayramıdır; gerçi o gün, yalnızca Cuma namazının kılınması gereken zaman dilimi içinde, sadece Cuma kılmakla yükümlü olanlar işi bırakmak zorundadırlar ve namaz kılındıktan sonra tatil olmaz, iş hayatı devam eder, ama yine de Cuma -tatil olsun olmasın- müminlere getirdiği sevap, bereket, arınma, mutlaka camide bir araya gelip namaz kılma, bu vesile ile görüşüp konuşma... sebebiyle haftalık bayramdır.

Bu yıl Kurban Bayramı Cuma gününe denk geldiği için iki bayram birleşmiş oldu.

Bir günde iki defa camiye gideceğiz, iki defa bayram (biri kurban, diğeri Cuma) namazı kılacağız, iki kere hutbe dinleyeceğiz; bu da Allah'ın bir başka lutfu, O'na sonsuz şükürler, müminlerin de çifte bayramları mübarek olsun!

Niçin yarım sevinç, neden bayram sevincimizin yarısı eksik?

Çünkü içeride ve dışarıda tarafsız gözlemcilerin tanıklık ve tespitleriyle "bağımsız olan ama tarafsız olmayan yargı" yine yapacağını yaptı, Danıştay, katsayı haksızlığını, eşitsizliğini ortadan kaldıran YÖK kararı için yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu kararın içimize sinmesi, vicdanlarımızın tatmin içinde olması mümkün değildir; evet, başkalarının da söylediği gibi Anayasa emri olan eşitlik, Danıştay kararı ile yeniden bozulma yoluna girdi.

Ülkeyi, millet iradesinin dışına, hatta üstüne çıkarak, demokratik (hukuki, meşru) yetkisi olmadan yönetmeye kalkışan, siyasi iktidarların meşru yetki ve tasarruflarına ambargo koyan çevreler var ve bunlar yıllardır bu ülkeyi el altından yönetiyorlar. Bu çevrelerin ortak ve farklı çıkarları var, çıkar ilişkisi daha genel bir ortaklık oluşturuyor, bir kısım asker, medya, sermaye, sendika, bürokratlar... işbirliği içinde bu bozuk düzeni kurmuşlar ve korumaya çalışıyorlar. Kullandıkları hassasiyet noktaları Atatürk inkılapları, ülkenin bütünlüğü ve laikliğin korunması... Bu konularda bir tehlike olmasa bile var gibi göstermek, halkı da buna inandırmak için cinayetten kargaşaya, andıçlamadan görevi kötüye kullanmaya kadar birçok aracı kullanıyorlar.

Konumuzla ilgili bahane İmam Hatip Okullarından mezun olanların üniversitelere girmeleri ve devlette görev almaları halinde laikliğin tehlikeye düşeceği ve ülkeye şeriat düzeninin geleceği...

Yapılan ilmi araştırmalar ülkede böyle bir tehlikenin olmadığını gösteriyor. Başbakanı, birçok bakanı ve millet vekilleri İmam Hatip kökenli olan bir iktidarın ülkeyi şeriat düzenine mi, kâmil bir demokrasiye mi götürdüğü de apaçık ortada.

Bütün bu verilere rağmen hâlâ İmam Hatip mezunlarının devlette görev almalarını tehlike olarak göstermek, önlerini kesmek için her çareye başvurmak ve yargıyı siyasete bulaştırmak çirkin, zararlı, bölücü ve dolayısıyla millet menfaatine aykırıdır.

Bu millette balık hafızası olduğunu sananlar defalarca yanıldılar, ilk seçimde yine yanıldıklarını anlayacaklar, millet olanları not ediyor, bayram sevincimizi kursağımızda bırakan bu karar karşısında özellikle siyasilerin ve medyanın tavrı da bu notun başında yer almaktadır.

İktidarın ve muhalefetin işbirliği yaparak adam gibi demokratik bir anayasa çıkarmaları yıllardır bekleniyor, buna kimlerin mani olduğu da apaçık ortada; bunlar da not ediliyor.

Yüreğimiz buruk da olsa bayram bayramdır, uğur, bereket, huzur ve barışa vesile olması niyazımızdır.

27.11.2009



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: