HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Paket Tartışması

Demokratik açılım konusu Meclis'e getirildi, iktidar "amacın, bir süreç içinde demokratik olmayan bütün mevzuat ve uygulamaların ortadan kaldırılması, milli birlik ve beraberliğin sağlanması, akan kanın durdurulması" olduğunu, bunun için yola çıktıklarını ve şimdilik şunları şunları yapmayı düşündüklerini ve bir kısmını da yaptıklarını" açıkladı. Daha ortada paket maket yok iken bir takım yakıştırmalar, vehimler ve uydurmalarla açılıma karşı çıkanlar, "ne yapalım" konusunu müzakereye bile yaklaşmayanlar bu defa "dağ fare doğurdu", "ortada açık seçik bir teklif, bir proje yok" diyerek yaygara kopardılar ve muhalefetlerini devam ettirdiler.

Demokrasilerde çok parti ve muhalefet olmazsa olmaz, tenkit, beğenmemek, kabul etmemek, farklı görüş ve projeler ileri sürmek elbette muhalefetin hakkıdır. Bazılarının dediği gibi "Peki madem beğenmiyorsun sen teklif getir" demeyi de uygun bulmuyorum. Bazen muhalefet, iktidarın bir projesini, bir uygulamasını tenkit eder, ama "çözüm senin vazifen, çareyi de öncelikle sen bul, benim şu anda bir teklifim yok, fakat seninkini de doğru bulmuyorum; çünkü..." diyebilir. Ama iftira edemez, yalan söyleyemez, komplo kuramaz, millet ve memleket, dirlik ve düzen için zararlı olan eylemlerde bulunamaz. Bile bile aka kara, karaya ak diyemez...

Derse ne olur?

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar, mum söner, aldatıcı ışık kaybolur, doğru yalan ortaya çıkar, sonunda -ister iktidar olsun ister muhalefet- yalancı, hileci, aldatıcı, şahsi menfaatçi kaybeder.

Cumhuriyet dönemi boyunca millete dayatılan ama bir türlü tutmayan, devamlı arıza çıkaran bazı düzenlemeler ve uygulamalar vardır. Bunların da amacı ümmeti ulusa, bin yıllık kültürü ve medeniyeti yabancı kültür ve medeniyete çevirmek, kısacası batılılaşmaktır.

"Ümmeti ulusa çevirme" projesine bakalım. Bu halk ümmet bilincine sahip iken iyi kötü, güçlü zayıf dönemleri olsa bile genellikle dinini, din bağını, etnik aidiyetinin önünde ve üstünde tuttu. Devletine bile "Türk, Arap, Fars..." demedi, hakim hanedanın adı devletin de adı oldu (Osmanlı, Selçuklu...).

İçten ve dıştan amansız bir yıkma mücadelesi sonunda imparatorluk dağıldı, topraklarımızda otuzdan fazla devletçik kuruldu. Bu devletçiklerin tamamı ulus devlet formatını benimsedi, ama hiçbirinin halkı, bir tek etnik aidiyeti temsil etmiyordu. Hakim olan çoğunluk diğerlerini yok sayınca, kültür olarak yok etmek (asimilasyon) için çeşitli tedbirlere başvurunca, isteyerek veya istemeyerek insanlarda "etnik aidiyet bilincini" uyandırdı. Bu bilinç silah zoruyla, ceza tehdidi ile bastırıldıkça daha da güçlendi. Demokrasi silahı ve baskıyı halkın üzerinden her nerede kaldırdı ise, kaldırdığı ölçüde bu bilinç açığa çıktı, kendini ifade etmek ve gerçekleştirmek üzere harekete geçti. Hasılı cin şişeden çıktı, artık onu geri sokmak mümkün değildir, onun da varlığını bilerek, tanıyarak, meselelerini var sayarak birlikte, huzur içinde, hak ve adalet çerçevesinde bir hayatın formülünü aramak ve bulmak durumundayız. Bu vazife iktidar, muhalefet, medya, etnik grup gibi bir tarafa, yalnızca onlara ait değildir; ülkesini ve halkını seven, birlik ve beraberlikten yana olan, bölünmeyi istemeyen her vicdanlı vatandaşa aittir.

Yarınki yazıda daha somut tedbirler üzerinde duracağım.

19.11.2009



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: