HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Birleşmek mi, işbirliği mi?

Yakında konumuzla ilgili bir köşe yazısı okudum. Yazar mezhep, meşreb, tarikat ve din anlayışı farklı olan Müslüman gurupların adlarını teker teker anıyor ve "Bunlarla mı birleşeceğiz?" sorusunu soruyor, sonunda sünnîlerin bunlarla birleşmelerinin mümkün olmadığını, birliğin ancak Ehl-i sünnet çatısı altında olabileceğini söylüyor ve bütün diğerlerini Ehl-i sünnet olmaya çağırıyordu.

Gurupların çoğu başkalarını kendi çatısı altına davet eder ve birliğin ancak böyle gerçekleşebileceğini söyler; ama bu çağrı, bilerek veya bilmeyerek tefrikanın, bölünmüşlüğün, bölükler arasındaki rekabetin ve çatışmanın devam etmesine çağrıdan başka bir şey değildir. Çünkü çeşitli sebeplerle oluşmuş aidiyetler ve ait olduğu guruba taassupla bağlanmalar ha deyince son bulmaz. Her biri kendi gurubunu en iyi, hatta bazıları tek iyi olarak kabul eder, ondan ayrılmayı dinden ayrılma gibi, kurtuluşa giden yolu terke etme gibi görür.

Birlik için çare her gurubun ötekini kendi çatısı altına çağırması değildir. Aslında en doğru olanı gurupsuz bir İslam ümmetinin var olmasıdır. Ama bu çağlar boyunca gerçekleşmemiş bir hayaldir. Ümmetin bütün fertleri taassup şöyle dursun taklidi bile terk etmedikçe, dini öğrenme ve uygulamada rehber edindiği şahıslara -her müslümanın bilmesi ve yapması gereken şeyleri- kendisinden daha iyi bilen ve yapan şahıslar olarak bakmadıkça, onların şahıslarına ve isimlerine değil delillerine -anlayarak, bilerek, kaynak bilgisini onlardan alarak, şuurlu olarak- bağlanmadıkça, herkes inancının ve uygulamasının delilini bilmedikçe "şahıs ve guruplara bağlanma" hali devam edecektir.

Peki bu durumda ümmetin birliği nasıl gerçekleşecek?

1. Hemen ortadan kaldırılması mümküm gözükmeyen "Müslüman ulus devletler" sınırlarını ve bağımsızlıklarını koruyarak aralarında olabildiğince çok sayıda ve alanda birlikler, işbirlikleri, dayanışma mekanizmaları, ortak projeler üretecekler.

2. Dini gurupların her biri kendileri hakkındaki inançlarını ve bağlılıklarını koruyacaklar, ama taassubu terk edecekler, aradaki farklılıklar diğerlerini İslam'ın dışına atmadıkça her biri "Müslüman ve mümin" olan guruplar, kendi aralarındaki yakınlığa (mesela ihvan olmaya) ek olarak iman ve İslam kardeşliği çatısı altında bir birlik oluşturacak, bu birliğe dahil olan her gurubu kardeş bilecek, ortak problemler, tehlikeler ve menfaatler için "bu büyük kardeşlik birliği" içinde dayanışma, yardımlaşma, işbirliği yapacaklar.

İyiyi tavsiye, kötüden sakındırma vazifesinin şartı, muhatabın inanç ve kanaatinin de aynı olmasıdır. Bir Müslüman gurup itikad veya amel konularında farklı bir kanaate sahip ise onların doğrusu ve iyisi budur, buna karşı "sen yanlış yapıyorsun, bizim gibi yapman gerekir" denemez.

Farklı guruplara mensup sıradan insanlar, aradaki farklarla ilgili tartışma da yapmayacaklar; bu onların işi değildir ve arayı açmaktan başka bir şeye yaramaz. Bu iş her gurubun insaflı alimlerine bırakılır ve onlar gerekli gördükleri kadarını yaparlar.

06.08.2009



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: