HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Ortak akıl diyor ki...

Her ne pahasına olursa olsun Ak Parti'yi ortadan kaldırmayı amaç edinmiş, şahsen dindar olan, eşlerinin başı örtülü bulunan kimselere tahammül edemeyen, bunların iktidar olmasını ise bir çeşit savaş sebebi sayan "iflah olmazlar topluluğu"nu bir yana bırakırsak ortak akıl, partinin kapatılmamış olmasından memnunlar.

Ülkenin neredeyse bir felaketin eşiğinden döndüğünü de ifade eden demokratlar, milletini ve ülkesini daha ziyade sevenler bu yeni dönemde iktidarın ne yapması gerektiği konusunda birbirine oldukça yakın tavsiyelerde bulunuyorlar. Bu tavsiyeleri şu birkaç maddede özetlemek mümkün:

1. İktidar, kendisine savaş açan medya gurubunu da aşarak, gerekirse ev ev, mekan mekan dolaşarak insanlarla diyalog kurmalı ve kendilerinden samimi olarak korkanlara güven aşılamalıdır.

2. İyi niyetle ve halkın büyük çoğunluğunun talebi yönünde de olsa başörtüsü meselesinin, anayasanın bütünüyle değişmesine kadar ertelenmeyip, bir partinin de haydalaması yüzünden erken ele alınması bir yanlış örneğidir. Bu tür yanlışlara düşmemek, toplumu geren, savaşçı muhalefetin eline fırsat veren söz, davranış ve teşebbüslerden vazgeçmelidir. Katsayı, başörtüsü, din dersi gibi -muhalefet tarafından- çığırından çıkarılmış meseleleri buz dolabına kaldırmalı ve çözümünü genel normalleşmeye bırakmalıdır.

3. AB'ne girilsin girilmesin (keşke girilmeden olsa) ülkede, demokrasinin beşiği olan ülkelerdekine benzer bir demokrasiyi tesis etmeli, bütün vesayetleri ortadan kaldırmak için gerekeni yapmalıdır.

4. Demokratik bir anayasa, ekonominin düzeltilmesi, ülkenin yoksulluk ve geri kalmışlıktan kurtarılması, terörün her nevi tedbiri kullanarak önlenmesi, ülkenin gelirinden yoksulların da normal ihtiyaçlarını temin edecek kadar pay almalarının sağlanması konularına öncelik verilmelidir. Muhalefetin, gündemi saptırma oyunlarına gelmeden bu konuları gündemde tutmalıdır.

Evet, çok zaman kaybettik, geçmişten ders alarak, birikim ve tecrübeden yararlanarak ileriye bakmamız ve yürümemiz gerekiyor. Bizim en büyük engelimiz içimizden geliyor, bu engeli aşmanın, marjinalleştirmenin yolu halkın daha fazla desteğini kazanmaktır.

Siz bakmayın "yüzde yetmiş bile alsalar yine de istediklerini (milletin istediğini) yapamazlar, demokrasi çoğunluğun oyu demek değildir..." demelerine. Demokrasi her şeyden önce millet iradesinin egemenliğidir ve bu irade de çoğunluğun iradesidir. Azınlıkta kalanların demokrasilerde yapacakları şey millete gitmek ve programlarını onlara anlatarak oy almaktır. Bunu yapamıyorlarsa meşru iktidara (millet çoğunluğunun oylarına) saygı göstermek, fesat çıkarmamak, ülkenin menfaati ve bir ferdin bile olsa hak ve özgürlüğünün çiğnenmesi için muhalefet yapmaktır.

"Demokrasi çoğunluğun oyu değildir, iktidar kaç oy alırsa alsın bizimle uzlaşmalıdır (sanki biz iktidarmışız gibi dediğimiz olmalıdır)" mantığının demokrasilerde de normal mantıklar arasında da yeri yoktur.

Peki biz yıllardır, iktidarı da hararetle teşvik ederek bazı taleplerde bulunduk, şimdi bunlardan vaz mı geçiyoruz?

Elbette hayır. Ama gemi batarsa talepler ve onların sahipleri de batar. Bu sebeple genel olarak normalleşmeyi beklemek gerekiyor.

03.08.2008



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: