HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |


Çare din eğitim ve öğretimidir

Düşünme ve düşünceyi ifade etme hürriyeti olmalı ama "hakaret etme, aşağılama, inancından dolayı kınama, küfretme" hürriyeti olmamalı; bunları yapanlar bedelini ödemeli. Din özgürlüğü olmalı ama dini istismar ederek, insanların bilgisizliğinden ve manevi ihtiyaçlarından yararlanarak sahte peygamberliğe soyunma, insanları kandırma ve ceplerini boşaltma hürriyeti olmamalı.

Cumhuriyet nesli yeterli din eğitimi ve öğretiminden mahrum edildi. Kimi zaman tamamen engellendi, kimi zaman sınırlandı. Bugün de sınırlanma merhalesini yaşıyoruz. Çocukları -bırakın yeterli din eğitim ve öğretimi aldırmayı- Kur'an okumayı ve dinin alfabesini öğrensinler diye yazın, okullar tatil iken camilere göndermeyi bile önce 16, sonra 12 yaş ile sınırladılar. Daha önce göndermek yasak ve bu yasağı takip ederek jurnallemeyi vazife edinmiş fahri emekliler ile inkılap bekçileri var.

Bin yıl İslam'ı yaşamış bir milletin çocukları bu dinin kültürünü öğrensinler diye bir ders konmuş (zorunlu din kültürü ahlak bilgisi dersi) bunu kaldırmayı birinci vazifesi sayan ilericilerimiz atakta.

Anayasanın ilgili maddesi doğrudan İslam din eğitim ve öğretimine imkan verdiği halde yıllar geçmiş bu madde işletilmiyor.

Bu ihmallerin ve şuurlu engellemelerin sonucu din konusunda kara cahillik ve sapmalar oluyor. Kocaman diplomaları, lisans üstü tahsilleri olan sözde aydınlarımızın din ve din kültürü konusundaki bilgisizlikleri insanı hayret ve üzüntüye sevkediyor.

Yeterli din eğitim ve öğretimi almamış olan insanımız sapıyor.

Neye mi?

Büyüye, cinciliğe, sayısı belli olmayan fallara, burç kehanetlerine, sahte şeyhlerin kurdukları bazı tarikatlere, temelinde ilim, sahih iman ve ihlas bulunmayan bazı cemaatlere, sahte peygamberlerin kurdukları sahte dinlere...

Bu sahte dinlerden biri de, gazetemizin dünkü nüshasında haberini okuduğumuz "Dünya Kardeşlik Birliği Mevlânâ Yüce Vakfı başkanı V.B. Çorak'ın uydurduğu din. Kutsal kitaplardan UFO'culuğa kadar bütün din ve hurafelerden iktibaslar yaparak bir de kitap yazıp, gizeme düşkün ve cahil insanların meraklarına sunmuş.

Bir araştırma yapılsa görülecektir ki, bu hurafe yığınına gömülenler arasında, doğru dürüst din eğitim ve öğretimi almış bir tek müslüman yoktur.

"Böylesi daha iyi, insanımız müslüman olacağına sahte dinlere yönelsin bizce sakıncası değil, faydası var" diyen din ve millet düşmanları bir yana cahilliğin insanımızı sürüklediği bu sosyal hastalığı hafife alan, bu dehşet tablosu karşısında irkilmeyen bir millet ferdi olamaz.

Peki çare nedir?

Çare müslümanlar için yeterli din eğitimi ve öğretimidir. Müslüman olmayanlar başlarının çaresine kendi inançlarına göre baksınlar. Ama müslümanların çocuklarını, bu tuzaklara düşmekten korumak gibi bir vazifelerinin olduğu tartışılamaz. Çare hem tuzakları tanıtmak, hem de koruyucu bir dedektör gibi sağlam bir din bilgisi, sağlam bir iman, olgunlaştırıcı bir ibadet hayatı; hasılı din eğitim ve öğretimidir.

Devletin ihmal etmesi de mazeret değildir. Hem ihmal etmeyenleri işbaşına getirmek ve orada tutmak gerekir, hem de sivil faaliyet ve gayretler ile boşluğun doldurulması icab eder.


23 Şubat 2007
Cuma



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Önceki Makale | Sonraki Makale | Makale Listesi |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: