HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


E- SON DEVİR FUKAHÂSI:
Bu devirde, geniş İslâm dünyası üzerinde pek çok fıkıh bilgini yaşamış ve yaşamaktadır. Bunların hepsini tesbit ve hayatlarını hikâye etmek başlıbaşına bir çalışmayı gerektireceği için biz burada şahsiyet ve eserleriyle iz bırakan, te'sir icrâ eden, çığır açanları zikretmekle iktifâ edeceğiz.

1- El-Leknevî:
Ebu'l-hasenât Abdulhayy b. Abdulhalîm (v. 1304/1886); Hind diyarında İmam Rabbânî ve Şâh Veliyullah'ın açtıkları çığırda yetişen müceddid allâmelerdendir. 1264'te Banda'da doğdu, aslı Hz. Ebû-Eyyûb'a dayanır, Medîne, Herat, Lâhur, Dehlî'den Leknev'e intikal etmişlerdir. Babası ulemâ ve müderrisînden idi, ömrünün sonuna doğru Haydarâbâd adliye nazırı olmuştu. Abdulhayy 10 yaşında Kur'an-ı Kerîm okumağa başladı ve 17 yaşının sonunda "sarf nahiy, beyân, meânî, mantık, hikmet, tıb, fıkıh, usûl, kelâm, hadîs, tefsîr" gibi ilimleri babasından okumuş bulunuyordu. Büyük dayısından da matematik ve kozmoğrafya okudu. Babasından sonra baş kadı olması için ısrar ettilerse de kabul etmedi. Bunu Allah'ın bir lûtfu olarak kaydettikten sonra yine O'nun lûtfu olan hususiyetlerini bizzat kendisi şöyle ifade ediyor: "Allah bana hadîs ve hadîse dayalı fıkıh sevgisi ve meylini nasib etti. Hadîse aykırı olan ictihadı (mezheb hükmünü) terkederim; fakat o mezhebin (reyin) sahibi olan müctehidi de ma'zur hattâ mecûr kabul ederim. Şu da var ki ben bir şey bilmeyen avâmın zihnini karıştıranlardan değilim; onlara anlayacakları lisan ile konuşurum..."
"Allah'a hamdolsun ki beni ifrat ile tefrîtin ortasındaki yola soktu: Şer'î delillere muhâlif bile olsa fukahânın reylerini terk etmeyecek kadar koyu taklîd yolnu seçenlerden de değilim, fukahâya kötü söyleyip kül halinde fıkhı terkedenlerden de değilim..."
Muâsırı bulunan dört mezheb ulemâsının pek çoğundan icazetler alan Leknevî zamanında Hindistan'da fetvâ mercii olmuş, herkes müşkilini sormak üzere onu aramıştır. Umûmiyetle hanefî mezhebine ittibâ etmiştir.

Eserleri:
Merhumun (110) kadar eseri vardır. Bunların (86)'sı arapçadır ve çoğu matbûdur. Bazılarını zikredelim: el-Feâidu'l-behiyye (Hanefî fukahâsına aittir, zeyli de vardır, bu kitabı okurken müellifin "gördüm, okudum" dediği kitaplar insanı hayrete düşürmektedir), en-Nâfi'u'l-kebîr (İmam Muhammed'in Muvatta'ı üzerine yazdığı et-Ta'lîqu'l-mümecced'in mukaddimesi), el-Ecvibetü'l-fâdıla (hadîs ve usûl), er-Raf'u ve't-Tekmîl (cerh ve ta'dîl), es-Siâye li-Şerhi'l-Viqâye (ictihad ve tercih metoduyla yazılmış güzel bir şerhtir), Mecmû'atü'l-Fetâvâ (üç cild, fetvâları), el-Âsâru'l-merfû'a (mevzu hadisler)...(57)


57. er-Raf'u ve't-Tekmil'in, A. Ebû-Gudde tarafından yapılan neşrinin baş tarafında geniş hal tercemesi vardır.


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: