HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


Dördüncü Bölüm
SELÇUKLULAR DEVRİNDE FIKIH
(Fıkhın Duraklama Çağı)

A- SİYASÎ DURUM:
Abbâsîlerin ilk yüz yılının sonlarına doğru bazı bölünmelerin vukûbulduğunu ve birkaç beyliğin (emirlik) teessüs ettiğini zikretmiştik. Ancak Endülüs ve Mağrib müstesnâ olmak üzere bu bölünmeler merkezî otoriteden çıkma mâna ve mâhiyetinde değildir. İslâm memleketi bir uçtan diğerine altı ayda katedilen geniş ve birleşik bir kitledir ve Bağdad'dati halifeye bağlıdır. Vâlileri o tayin eder, vergi ona toplanır, idâre, kazâ, ordu ona bağlıdır; önemli problemlerin hallinde ona baş vurulur, minberlerde ona duâ edilir ve para onun nâmına basılır.
Fakat zamanla merkezî otorite zayıflamış; bölünme ve müstakil devletler ortaya çıkmaya başlamış, halifeye bağlılık şekil ve surette kalmıştır.
Hicrî 324 yıllarında görünüşte Abbâsî hilâfeti altındaki İslâm ülkelerinde şu devletler vardır: İran, İsfehan, ve Cebel'de Büveyhîler; Musul, Diyarbekir ve Diyâr-ı Rabîa'da Hamdanoğulları; Mısır ve Şam'da İhşidler; Afrika'nın kuzey kıyılarında Fâtımîler; Endülüs'te Emevîler (Abdurrahman en-Nâsır); Horasan'da Sâmânoğulları; Ehvâz, Vâsıt ve Basra'da Berîdîler; Yemâme ve Bahreyn'de Karmatîler (Ebû-Tâhir), Taberistan ve Cürcan'da Deylem... Koca ülkede Abbâsî halifesine kalan yer sadece Bağdad'dır.(1)
Artık bu küçük devletlerin (tavâifu'l-mülûk) karşısında tek düşman yoktur. Her biri -meselâ ehl-i salîb kadar- birbirinden de çekinmekte, zaman zaman vuruşmaktadırlar.
Nihayet 426/1035 tarihinde siyasî istiklâllerine kavuşan Selçuklular Doğu'dan Batı'ya doğru birçok Türk ve Fürs devletlerini tarih sahnesinden kaldırarak ilerlemiş, büyük bir sünnî-İslâm devleti kurmuşlardır. Bu arada Bağdad'ı da Büveyhîler'in nüfûzundan kurtarmış (477/1055), Abbâsî halifesi el-Kaim bi-emrillah'a itibarını iâde eylemişlerdir. Selçukluların en muhteşem çağlarında devletin sınırı Kaşgar'dan Boğaziçi'ne, Akdeniz'e, Kafkaslar'dan ve Aral gölünden Hind Deniz'i ve Yemen'e kadar uzanıyordu.
Sultan Melikşah'ın vefatından (485/1092) sonra Büyük Selçuklu İmparatorluğu parçalanmış ve dörde bölünmüştür:
1- Irak ve Horasan Selçukluları (1194'e kadar),
2- Kirman Selçukluları (1092/1187),
3- Suriye Selçukluları (1092/1308),
4- Anadolu Selçukluları (1092/1308).
Selçuklu İmparatorluğu parçalanırken Doğu'da Harzemşahlar, Suriye ve Mısır'da ise önce Atabeyler, sonra da Eyyûbîler hüküm sürmüşlerdir.(2)


1. A. Emin, Zuhru'l-İslâm, C. I, s. 90 vd.; A. Metz, el-Hadâratu'l-İslâmiyye, terc: Ebû Rîde, Beyrut, 1967, C. I, s. 19 vd.
2. el-Hudarî, age., s. 320 vd; İ. A. "Selçuklular" maddesi.



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: