HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


2- Kıyas ve İstihsân:
İbn Abdilberr'in de dediği gibi kıyas yüzünden Ebû-Hanîfe'ye yüklenenler haksızlık etmiş oluyorlar. Çünkü sahâbeden beri kıyas tatbik edilmiş ve diğer imamlar da az veya çok miktarda bu metodu kullanmışlardır. Ebû-Hanîfe'nin yaptığı:
a) Kıyası kaideleştirmek,
b) Çok miktarda kullanmak,
c) Henüz vukubulmamış hâdiselere de tatbik etmekten ibarettir.(23)
"İstihsan" metodu, başta Şafiî olmak üzere birçok âlim tarafından ağır bir şekilde mahkûm edilmiş ve bazı kimseler tarafından da yalnız Ebû-Hanîfe'ye nisbet edilmiştir. Ancak meseleyi mukâyeseli bir şekilde incelediğimiz zaman görüyoruz ki istihsânı reddedenlerle kabul edenlerin buna verdikleri mâna çok farklıdır; dolayısıyle münâkaşa isim yanıltmasına dayanmakta ve bir mânada yersiz olmaktadır.
Meselâ -reddedenlerden- İmam Şâfiî'ye göre: İstihsân; "Bir kimsenin, keyfine göre bir şeyi beğenmesi, hoş bulmasıdır." Bir kölenin bedelini bile tayin edecek olan kimse, onun emsâlini göz önüne alarak bu işi yapar. Eğer emsâline aldırmadan bir kıymet biçerse, tutarsız ve haksız bir iş yapmış olur. Allah'ın helâl veya haramı ise bundan daha önemlidir. Bir kimse haber veya kıyasa istinad etmeden hüküm verirse günahkâr olur.(24) İstihsân ile hükmeden Allah'ın emir ve nehiyleriyle bunların benzerlerini terketmiş, kafasına estiği gibi davranmış olur.(25)
İbn Hazm'e göre istihsân: Nefsin arzuladığı ve beğendiği şekilde hükmetmektir.(26) Bu bâtıldır; çünkü delili yoktur, arzuya tâbi olmaktan ibârettir, arzu ve zevkler ise insandan insana değişir.(27)
İmdi bu zevâtın telâkkisine göre istihsân: Kitâb, sünnet, icmâ ve kıyas gibi muteber delillerden birine değil de nefsin arzusuna dayanan bir istidlâl ve hüküm verme yoludur. Halbuki her ne kadar Ebû-Hanîfe'nin istihsânı nasıl anladığına dair sarih bir ifâde nakledilmemişse de onun benimsediği hüküm ve ictihad usûlünün, yukarda zikredilen mânalarda bir istihsâna uymadığı sâbittir. Kaldı ki onun istihsâna göre verdiği hükümlere dayanarak mensuplarının ortaya koyduğu istihsân tarifleri, yukardakilerden tamamen ayrıdır.
Kevserî'nin, Râzî'den nakline göre(28) istihsânın iki mânası vardır:
a) İctihad ve re'yimize bırakılmış miktarların tayin ve takdirinde re'yimizi kullanmak; nafaka, tazminat bedeli, yasak ava karşılık kesilecek hayvanın takdirlerinde olduğu gibi.
b) Kıyası, bundan daha kuvvetli bir delil ve delâlete terketmek. Râzî bu ikincisini de iki kısma ayırarak geniş izâhat ve misaller veriyor ki, bunlardan çıkan neticeye göre istihsânın ikinci nev'i: Nas, icmâ, zarûret veya daha kuvvetli başka bir kıyas sebebiyle kıyası terketmekten ibâret oluyor.(29)
Bu mânasıyle istihsân hem gayr-i muteber bir ictihad metodu olmaktan, hem de yalnız Ebû-Hanîfe'ye mahsus bulunmaktan çıkmış oluyor. Meselâ İmam Şâfiî: "estahsinu en tekûne'l-mut'a selâsîne dirhemen: zifaf yapılmadan boşanmış kadına verilecek meblağın (müt'a) otuz dirhem olmasını uygun görüyorum" diyerek aynı lâfzı birinci mânada kullanmıştır.(30) İmam Mâlik: "İstihsân ilmin onda dokuzudur." demiş ve ictihadında buna geniş bir yer vermiştir.(31)
Dört imâmın maslahat prensibine riâyetleri ile ictihad ve taklid hakkındaki görüş ve davranışlarını, ehemmiyetlerine binaen açacağımız ayrı iki fasla bırakarak burada Ebû-Hanîfe'nin ictihadından bazı örnekler sunacağız:


23. İbn Abdilber, age., C. II, s. 148; İbn Kayyim, age., C. I, s. 77, 227; M. Ebû-Zehrâ, Ebû-Hanife, s. 324; A. Emin, age., C. II, s. 187.
24. er-Risâle, s. 507-508.
25. el-Umm, C. VII, s. 267-272.
26. el-İhkâm, s. 42.
27. İbtâlu'l-kıyâs, s. 5-6.
28. Nasbu'r-râye (Takdime), C. I, s. 24 vd.
29. age, C. I, s. 25-27.
30. age, C. I, s. 25; el-Mekkî, Menâkıb, C. I, 95.
31. age., a.y.; Şâtıbî, el-Muvâfakât, C. IV, s. 209; Bâcî, age., C. VI, s. 144. İstihsân hakkındaki münakaşalar için bak. Şâfi'î, er-Risâle, s. 506 vd.; el-Umm, C. VII, s. 267 vd.; Ebu'l-Huseyni'l-Basrî, el-Mu'temed, s. 828; İbn Hazm, İbtâl, s. 5 vd.; ay. mlf., el-İhkâm, s. 42, 757; Şirâzî, el-Lüma', s. 81 vd.; Âmidî, el-İhkâm, C. IV, s. 136-139; Pezdevî, Keşfu'l-esrâr, C. IV, s. 6; el-Mekkî, Menâkıb, C., s. 95; Şâtıbî, el-İ'tisâm, C. II, s. 136-153.



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: