HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


Huzeyfe b. el-Yemân (v. 36/565):
Medîne'de doğdu, babası ile birlikte Bedir harbi sırasında müslüman olmuş ve Bedir'e katılmak istemişlerdi, müşrikler Medîne dışında bunları yakaladılar ve sıkıştırdılar, Hz. Peygamber'in yanında savaşa katılmayacaklarına dair söz aldıktan (ahitleştikten) sonra serbest bıraktılar, baba oğul, Rasûlullah'a gelip durumu arzettiler, Hz. Peygamber (s.a.) "Onlara karşı verdiğimiz sözden dönmeyiz, Allah'ın yardımı bize yeter, siz katılmayın." buyurdu. Daha sonra yapılan Uhud savaşına katıldılar, baba el-Yemân (Hisl) burada şehit düştü. Huzeyfe'nin en büyük özelliği, Rasûlullah'ın sırdaşı olmasıdır, kendisi bunu şöyle ifade etmiştir: "Allah Rasûlu (s.a.), kıyâmete kadar olacak şeyleri bana bir bir haber verdi." O'nun bu özelliğini Ebu'd-Derdâ, Hz. ömer gibi sahâbîler de ifade etmişlerdir. Hattâ Hz. Ömer'in onu takip ettiği ve onun katılmadığı cenaze namazlarına katılmadığı nakledilmiştir. Bir defasında Hz. Ömer Huzeyfe'ye, "Memurlarım içinde münâfık var mı?" diye sormuş, o da "Bir tane var" diye cevap vermiş, fakat ismini açıklamamıştı. Bizzat Huzeyfe'nin anlattığına göre "Allah, Hz. Ömer'e ilham etmişcesine Halîfe bu adamı vazifeden almıştır." Hz. Ömer, Huzeyfe'yi Medâin vâlîliğine getirmiş ve ehâlîye hitaben onu öğen, itâat etmelerini isteyen bir yazı yazmış, "Ne isterse verin" demiştir. Medâinliler ne istediğini sorunca Huzeyfe, yalnızca geçimliğini istemiş, başka bir talepte bulunmamıştır. Bu bölgede önemli hizmetler veren Huzeyfe, aynı zamanda Nihavend, Dînever, Rey, Hamedân gibi önemli yerleri fethetmiştir. Halîfe, kendisini -kontrol ve talimat için- Medîne'ye çağırmış, şehre girmeden bizzat karşılamış, onu, Medîne'den çıktığı gibi -yeni malvarlığı edinmemiş- bulunca sevinmiş, kucaklamış ve yeniden görev başına göndermiştir.(84)
Bizansa karşı savaşılan bir yerde, Kureyş'e mensup bir komutan şarap içmişti, askerler onu cezalandırmaya teşebbüs edince Huzeyfe müdâhale etti ve şöyle dedi: "Düşmanınıza bu kadar yakın iken komutanınızı cezalandırmak istiyorsunuz; bu takdirde düşman cesaret bulur ve sizi mağlûb edebilir."(85) Burada dînin maksadını ve amme menfaatini ön plâna alan bir anlayış ve ictihad örneği görülmektedir.


84. İbn Hacer, İsâbe, C. I, s. 306; İbn Abdilber, İstî'âb, C. I, s. 277; Zirikli, A'lâm, C. II, s. 180; Hacevî, age., C. I, s. 190.
85. Ebû-Yûsüf, Harâc, s. 178.



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: