HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git

(Google Arama ile sayfaya gelenlere not: Yazılarda sorun varsa tarayıcınızda adresimize dokunup GiT veya ENTERe basın. Veya sayfalarımızı sadece site üzerindeki bağlantıları kullanarak dolaşın. Sorun Google kaynaklı.)
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


D- Memurluk ve Devamlı İşçilik:
Bir müslüman gerek devlet dairelerinde ve gerekse şirket ve şahıs müesseselerinde memur ve işçi olarak çalışabilir, bunda bir mahzur yoktur. Ancak kaza (hâkimlik) ve devlet idaresi gibi makamlara tâlib olmak hoş görülmemiş, ehliyeti bilinen kişilerin başkalarınca teklif edilmesi tercih edilmiştir.
"İdârecilere, başkanlar ve muhafızlara yazık! Kıyamet gününde birçok guruplar, Ülker yıldızına saçlarımızdan asılıp gökle yer arasına sarkıtılsaydık da işi üzerimize almasaydık, diye temenni edeceklerdir."86
Abdurrahman b. Semüre'ye şöyle buyuruluyor: "İdareciliğe tâlib olma! Çünkü tâlib olmadan bu sana verilirse Allah'tan yardım görürsün, istediğin için verilirse onunla (iş ile) başbaşa kalırsın."87
Ancak bir kimse makama ehil olduğunu, başka bir ehlinin de bulunmadığını bilir, tâlib olmadığı takdirde toplumun zarar göreceğini anlarsa bizzat vazifeyi isteyebilir. Hz. Yûsüf''un "beni memleketin hazinelerine memur et; çünkü ben korumasını ve yönetmesini bilirim." demesi (Yûsüf: 12/55) bu duruma işarettir.
Diğer iş ve vazifeler içinde haram ve mekruh olanlar vardır; İslâma karşı veya İslâmın yasak ettiği işlerde çalışmak haramdır. Peygamberimiz (s.a.) faiz ve içkiyi yasaklarken i'mâl eden, taşıyan, hizmet eden, yazan şahidlik eden kimselerin de lânetlendiğini haber vermiştir.
Bir kimseyi, başka yerlerde iş bulamamak gibi bir zarûret bu gibi işlere sevketmiş ise işi sevmemeli, benimsememeli ve daimi bir helâl kapı arayışı içinde olmalıdır.
Görülüyor ki İslâm, kazanç elde etmek için iş, ticaret, memuriyet gibi yolları meşrû kılmakla beraber, kapitalist, pragmatist, maddeci görüşlerden farklı olarak üç ana tedbir ve prensib üzerinde duruyor:
1 - Karşılıklı rızâ,
2- İyi niyet ve dürüstlük,
3- Menfaat temin ederken başkalarını zarara sokmamak.
Birçok âyet ve hadis yanında şu âyet bu prensipleri bütünüyle içine almaktadır:
"Ey insanlar! Mallarınızı aranızda haksızlıkla değil, karşılıklı rızâ ile yapılan ticaretle yeyin, haram ile nefsinizi mahvetmeyin, Allah şüphesiz ki size merhamet eder. Bunu, kim aşırı giderek haksızlıkla yaparsa onu ateşe sokacağız. Bu, Allah'a kolaydır." (en-Nisâ: 4/29-30)
Âyette geçen "kendinizi mahvetmeyin (öldürmeyin)" ifâdesi çok düşündürücüdür. Bâtıl yollarla, başkalarının rızâ ve menfaatlerini gözetmeden elde edilen kazançlar görünüşte menfaat ise de aslında zarar ve intihardır. Dünyada intihardır; çünkü birçok suçların, cinâyetlerin, anarşinin ve hatta ihtilâllerin temelinde bu âmilin önemli bir yeri vardır. Âhirette felâkettir; çünkü sağladığı haram kazanç kişiyi ateşten kurtaramayacaktır.



86. İbn Hibbân, Hâkim, el-Müstedrak, C. IV, s. 91.
87. Buhârî, K. el-Ahkâm, 5, 6; el-Eymân, 1;Müslîm, K. el-İmârah, 13; el-iman, 19.



Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: