HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


Velâyet ve Vesâyet
İslâm Hukuku velâyet ile vesâyeti birbirinden ayırmıştır. Velâyet, ehliyetsiz kişinin (kâsır'ın) şahsı üzerinde onu yetiştirmek, tedâvî ettirmek, okutmak ve şahsıyla alakalı diğer tasarruflar için tanınmış bir selâhiyettir. Bunun için hukuk, hususi bir düzen getirmiştir; burada velâyet için -velî tam ehliyet ve normal tasarruf sahibi olmak şartıyla- kâsır'a akrabalık derecesi daha yakın olan tercih edilir. Dolayısıyla baba dedeye, kardeş amcaya... tercih edilecektir.
Vesâyete gelince bu, korumak, idâre etmek ve nemâlandırmak için kâsırın malı üzerinde idarî bir selâhiyet ve hakimiyettir. Burada önce babanın, vefatından önce çocuklarına vasî olarak seçtiği kimse tercih edilir. Baba bir kimseyi seçmeden vefat etmişse kâsırlar üzerine vâsi tayini hakkı kadıya intikal eder. Vasîlerin geniş selâhiyet ve sorumlulukları vardır; her taksirlerinden dolayı hakime karşı sorumludurlar.
Osmanlılar devrinin sonlarına doğru, emanetin kötüye kullanılmasına dair vak'alar çoğalınca vasîlerin selâhiyetleri hususi bir kanunla daraltılmış, şer'î hakimin başkanlığında kurulan bir komisyona bağlanmıştır. Bu mesâlih-i mürsele (fayda) prensibine uygun olarak hal ve durumun icabına göre İslâm'ın gerekli kıldığı bir tedbirdir.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: