HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


8. Prof. Kalkıylî'in Söyledikleri:
Ürdün müftüsü Şeyh Abdullah el-Kalkıylî'nin münâkaşa ve tenkit ederken sarfettiği söze dokunmadan cevaplarıma nihayet veremeyeceğim. Dinleyicilere, hitaben şöyle demişti: "Size düşen, üzerinize farz olan, dînî hükümleri açıklama mercii olan resmî müftülerin görüşlerine uymanızdır; başkalarına değil, çünkü delîl olan onların görüşleridir."
Bunu dün gece, konferanslardan sonra bana söylemişti; bugün de münâkaşa esnasında dinleyenlere ilân etti.
Muhterem müftü (Allah selâmet versin!) halka şunu anlatmak istiyor: Delîli kuvvetli olduğu için değil, fakat resmen müftü olduğu için onun aykırı görüşünü kabûl etmek gereklidir.
Kendilerine hatırlatmak isterim ki, İslâm bilgi ve hükümleri açıklama mevzûunda delîl ve hüccet dışında hiçbir şeye otorite tanımamıştır. İslâm'da, dînî otoriteye sahip ruhbanlık ve rûhanîlik yoktur. Din nazarında insanlar iki sınıftır; âlimler ve câhiller. İnsanın ilmi ve ilmî gücü, mevkiine değil, delîline dayanır. Aksi halde, makamından ayrılan resmî müftünün ilmi ortadan kalkar, aynı makama gelen câhilin bilgisizliği de ilim olurdu. Prof. Kalkıylî bunu kabûl eder mi? Sonra resmî müftüler, mevzû üzerinde çeşitli görüşler ileri sürerlerse buna ne diyecektir? Resmî müftü dînini dünyası karşılığında satar da -korku veya menfaat şevkiyle- şer'an helâle haram, harama da helâl derse görüşü ne olacaktır? Dînî hakikatleri ortaya koyacak ve ilâhî sınırların çiğnenmesini önleyecek -delîl ve hüccetten başka- kim vardır?
Kalkıylî'nin tâbi olduğu ve ona göre fetvâ versin diye tayin edildiği mezhebin imamı Ebû-Hanîfe (r.a) şöyle diyor: "Nereden aldığımızı bilmeden görüşümüzü benimseyip fetvâ vermek kimseye helâl değildir." İmam Şâfi'î de şunu söylüyor: "Delîlsiz, dayanaksız, ilim arayan, gece odun toplayana benzer; böylesi bilmeden, içinde kendisini sokacak yılan bulunan odun demetini taşıyabilir?
Bu mânâda, müçtehit imamların çoğundan nakledilmiş pekçok söz vardır. Bunları İbn Kayyim, İlâmu'l-muvakı'în'de nakletmiştir.2 Bunlardan hiç biri, şer'î delîl yerine gelip geçici resmî makamı, sahibi adına ilmî delîl olarak kabûl etmemiştir. Bunun da sebebi basit ve açıktır: İslâm'da ruhbanlık ve rûhanîlik yoktur.

Hepinize selâm.
M. A. ez-Zerka


2. C. II. S. 301-302


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: