HayrettinKaraman.net
Mobil - Metin Versiyonu

[Facebook] - [Twitter] - [YouTube] - [instagram]

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git


Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |


2. Sovyetler Birliği Örneği:
Rusya'da kalkınma dönemi oldukça geç başlamıştır, ayrıca bundan önce zikredilen örneklerden de farklıdır. 1917 ihtilâline kadar Rusya'nın iktisadî durumu, bütün ondokuzuncu asır boyunca Batı Avrupa ülkelerinin durumundan daha parlak değildir. Fakat Rusya, tek irâdeye bağlı güdümlü bir ekonomi, her sâhayı içine alan bir plânlama şeklinde, devletin iktisadî faâliyetlere tam müdâhalesi yolunu tuttu: Özel üretim faâliyetini kısıtladı, tüketimi kontrolü altına aldı, iktisadî faâliyet sorumluluğunu kamu sektörüne dayadı, kamu yararına göre üretimin hedeflerini belirledi, zorla ve müsâdere yoluyla, üretim vâsıtalarına ve kaynaklarına el koydu. Bu siyâset çok kısa bir zaman içinde büyük bir iktisadî gelişmeye yol açtı; Rusya yirmi yıl içinde, bazı Batı Avrupa devletlerinin yüz yılda yaptığını gerçekleştirdi; fakat Rostow'un tesbitine göre bu, elli milyon insanın kanı ve canına mal oldu; ayrıca bütün dînî değerler de bir köşeye atıldı.
Rusya'da tek üretici devlettir; iktisâdî faâliyet ve gelişmeden o mesuldür. Kalkınmanın güçlük ve yükünü çekmek de halka düşmektedir. Nisbeten yakın bir zamandan beri Çin Halk Cumhuriyeti de, yaygın ve şiddetli yoksulluğu yenmek, nüfûsun çoğunun içinde bulunduğu düşük hayat seviyesini yükseltmek maksadıyle aynı yolu tuttu. İhtilâlden sonra hemen her sâhada elle tutulur önemli başarılar elde etti. Çin'de kalkınma hareketi tecrübe dönemindedir; fakat kullanılan usûl ve vâsıtalar, büyük ölçüde Rusya'nınkine benzemektedir: Toplu zirâat, ferdî mülkiyet ve üretimi ortadan kaldırmak için toprağın, bölge halkının müşterek mülkiyetine geçirilmesi, ağır sanâyî kesimine ağırlık vermek, özel mülklere olabildiğince el koymak, şumûllü plânlama, plânın, bilfiil devletin iştirâkiyle icrâsı, aykırı görüş ve fikirlere karşı sert, korkutucu ve polisiye tedbirler, bütün dînî değerlerin inkârı, hattâ bunlara karşı savaş... hep aynı mâhiyettedir.
Bilhâssa - acılar ve kanlarla dolu- ihtilâlden sonra Rusya, ideolojisine dayanarak ve hangi bedel ile olursa olsun, en serî bir şekilde sanâyîleşme prensibini takip ederek, büyük üretim hacim ve hızına ulaştı.
Rusya büyük kriz ve sıkıntı dönemlerine de girdi; fakat hükûmet, açık ve kesin kalkınma ideolojisine bağlılığını muhâfaza ederek bunlara karşı direndi ve gâlip geldi.
Hülâsa Sovyet iktisâdında her şey, hükûmetin irâdesine bağlıdır; bütün iktisâdî faâliyetleri düzenleyen ve idare eden hükûmettir; yegâne üretici de yine aynı düzen içinde parti ve organlarıyle temsil edilen hükûmettir.


 


Buradaki iki mavi çizgi arası içerik site editörünce konulmuştur ve rastgele çıkmaktadır. İçeriğini onayladığımız anlamına gelmez, dikkatli davranın.

 
Bu Kitapta: Önceki Başlık | Sonraki Başlık | İçindekiler |

Ana Sayfa | Hakkında | Makaleler | Kitaplar | Soru Konuları | Soru Listesi | Konuşmalar | Şiirler | İndeks | Rastgele Oku | Yeniler | Geri Git | İleri Git



   


BULUNDUĞUNUZ SAYFAYI AŞAĞIDAKİ ARAÇLARLA KULLANABİLİRSİNİZ: